"Biz ona şahdamarından daha yakınız" ilahi ihbarındaki "biz"in kim olduğu belli. Sorun, o ayetteki "o"yu üzerimize alıp almayacağımız ile ilgili. Onun o denli yakın olduğu kişi kim? Peki, bu mesafesizlik içinde biz bu yakınlığın farkında mıyız? Mesele budur.
Tevbe bir hatayı işaretlemek, onu önemsemek, onu telafi etmektir. Lalettayin bir geri vites, her uzandığımızda hazır bulduğumuz bir silgi değildir. Hiç değildir.
Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç..
Sana deyeceklerim söylemekle bitmez.
Yıllardır yaşamamdan çaldığım zamanlar
Adına düğümlendi.
Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç..
Başka şehirleri özleyelim orada seninle.
Bu evler, bu sokaklar, bu meydanlar
İkimize yetmez.