Servetifünun döneminin önemli isimlerinden biri olan Mehmet Raufun kaleme almış olduğu, ilk psikolojik romanımız olan Eylül kitabını okudum.
SPOİLER İÇERİR :)
Yazar kahramanların iç dünyasına yöneldiği, ve psikolojik tahlillerde bulunduğu, bu eserde kendi hayatından kesitler vererek kahramanlar aracılığıyla düşüncelerini anlatmış.
Realizm ve Natüralizmden etkilenen yazar, eserlerinde aşk ve sevgiye de yer verdiği için, romantizmin de etkisi vardır.
Kitap servetifünün döneminde yazılmış olduğu için kitabın içerisinde farklı kelimler yer alıyordu, çok aşırı olmasa da orta derecede bir kısım kaplıyordu, ve yanında parantez içinde ne anlamana geldiğinin verilmesi, güzel bir şey hem anında öğrenmiş oluyoruz, hem de okurken bir kopukluk olmuyor, okurken heyacanlanarak okuduğum bir kitaptı ilerleyen sayfalara gelince ne yazık ki biraz modum düştü:( sıkılmaya başladım ama bu sıkıldığım süreçte de kitabın sonunu hep çok merak ediyordum, normal yaşantıda karşılaşılabilecek bir durum olduğu için, son kısmı için aklıma çeşitli sonuçlar geldi ve bu çeşitli sonuçlar pek de tutmadı benimkine:( şaşırtıcı bir son oldu beklemiyordum.
Kitabımız ise 5 yıllık evli olan bir çift ve çiftin, aile yakınlarından oluşan topluluğu, ele alıyordu kitabı okurken baş karakterlerin adlarını ilk sayfalarda pek anlayamadım:( acaba ben mi anlamıyorum, ya da böyle midir diye düşündüm . Kadın Suat Adam Süreyya isminde yazar böylelikle bir farklılık yapmış, güzel olmuş burdan kendi adıma bir ders çıkardım kalıp ifadelerle yaklaşmamak lazım:)...her türlü bir konumlandırma isimlendirme yapılmaması gerekiyor. Baş karekterlerin Özellikleri, günlük hayatımızda pek çok yerde rastalanbilecek türden insanlar.
Süreyya adındaki karakter eşiyle birlikte babasının evinde kalmaktadır. 5 yıllık evli bir çifttir. Ve