Göğsüme bir İstanbul çiziyorum
Başparmağımla, kelebek biçiminde
Çocukmuşum gibi aynanın önünde
Yüzümü saçlarımı okşuyorum
Kadıköy’den herhangi bir deniz
Tenha bir tramvay Şişli’den
Samatya’dan belki Sultanahmet’ten
İncir ağaçları anımsıyorum
Göğsüme bir İstanbul çiziyorum
Başparmağımla, kelebek biçiminde
Biraz umutsuzum, biraz yorgun işte
En çok gözlerimi seviyorum
Ataol Behramoğlu
"Çocuksun sen sesindeki tipiye tutuIduğum
Dönüşen ve suya dönüşen soruIar soruyorsun
Sesin bir çağIayan oIup doIduruyor uçurumIarımı
Kötü bir anIatıcıyım oysa ben ve ne zaman
Birisi adres sorsa önce siIaha davranıyorum
Kekemeyim en az kasabaIı aşkIar kadar mahçup
Ve üzgün kentIer arıyorum ayrıIıkIar için
Bir yanIışIığım bu dünyada en az senin kadar
Ve sen kendi küIIerini savuruyorsun dağa taşa
Bir daha doğmamak için doğmak diyorsun" Ahmet Telli