"Kalbinde tutuşan yangınların sönmesini umarak, gözünün yaşını içine akıtan insanlar var. Hiç araya giremediği için, hiç kimsenin göremediği insanlar var. Bir gün aniden kaybolup gittiği halde, hiç kimsenin aramadığı insanlar var. Hiç kimse tarafından sevilmediği için hiç kimseyi sevmeyen insanlar var. Herkese yarım kaldığını söylediği halde hiç kimsenin tamamlamadığı insanlar var. Ne zaman kendini toplamaya çalışsa, bir parçasının daima eksik kaldığını fark eden insanlar var. Bulduğu soru işaretine bir türlü uygun bir soru bulamayan insanlar var. Bitirdiği cümlelerin hiçbir zaman başladığı cümleler olmadığından şüphelenen insanlar var. Yaşadığından emin olmak için sürekli kendini çimdikleyen insanlar var. Dünyayı sırtında taşımaktan yorgun düşen insanlar var. Bin ayrı şey düşünüp birini bile söylemeyen insanlar var. Kendini iki parantez arasında sıkışıp kalmış gibi hisseden insanlar var. Rutinleri bozulur diye ünlemlerden fellik fellik kaçan insanlar var. Meşgul çalan telefonlar yüzünden hayata küsen insanlar var. Bir şekilde ezberi bozulduğunda ayarı bir daha düzeltilemeyecek şekilde bozulan insanlar var. Dünyada tek başına yaşamadığından haberi dahi olmayan insanlar var."