Hildegard

Hildegard
@Hildegard
Ağustos 2019'dan beri
Her insan varlığı gibi özerk bir özgürlük olan kadın, erkeklerin ona Başka olmayı dayattığı bir dünyada kendini bulur ve seçer, onun aşkınlığı, özsel ve egemen olan başka bir aşkınlık tarafından sürekli olarak aşılacağından, bir nesne gibi donup kalması ve içkinliğe yazgılı olması beklenir.
Sayfa 13 - Koç Üniversitesi, 1.Baskı, Ekim 2019. Zeynep Direk
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hem Sartre hem de Beauvoir özgürlüğün olmadığı dünyada adaletin de olamayacağını savunurlar. Özgürlüğümüz, adaletin yerine gelmediği durumlarda bize mücadele etme ve adaletin yerine gelmesi için harekete geçme imkânı verir. Özgürlük savunulmadığında, devre dışı kaldığında, geriye adaletsizlikleri gizleyen ve güçlüden yana bir sistem kalır.
Sayfa 13 - Koç Üniversitesi, 1.Baskı, Ekim 2019. Zeynep Direk'in önsözü
Beauvoir, bir durumun ancak başkalarının deneyimleriyle ilişkili olarak anlam kazandığını söyler ve bir ezilme durumunu değiştirmenin ezilen herkes için özgürlük istemekten geçtiği saptamasını yapar. Özgürlükte etik bir boyut vardır; zira özgürlük insanın sadece kendisi için istediği bir iyi olamaz; başkalarının özgür olmasını da istemeyi içerir. Tek başına değil, ancak hep beraber özgür olabiliriz.
Sayfa 12 - Koç Üniversitesi, 1.Baskı, Ekim 2019. Zeynep Direk'in önsözü
Beauvoir da Muğlaklık Etiğinde özgürlük sorununu bu eleştirinin ışığında yeniden tartışır. İçinde bulunulan durumun tarihsel olarak belirlenmiş olabileceğini, ama tarihsel anlam tortularının özneliğin veya fail olmanın imkanını tüketmediğini söyler.
Sayfa 12 - Koç Üniversitesi, 1.Baskı, Ekim 2019. Zeynep Direk'in önsözü
Beauvoir çok da naiftir en başta, kendisi yazar olduğu ve erkeklerin meclislerine kabul edildiği için kendisini kadınlık durumunun dışındaymış gibi konumlandırmaktadır; İkinci Cinsiyet'i onun ayrıcalıklarına sahip olmayan başka kadınların özgürleşmesi için yazmaya başladığını ima eden cümleler kurduğu olur. Fakat kitap bitme aşamasına geldiğinde kadının felsefe geleneği içinde yer verilmemiş, erkek söylemler tarafından kurulmuş ve nesneleştirilmiş, hep erkek özneyi yansıtmaktan ibaret bir ayna olmaya zorlanmış bir varlık olduğunu görerek kendisinin de kadınlık durumunun dışında olamayacağını idrak edecektir. Yazılırken yazarını dönüştüren, yazarına öğreten bir kitaptır İkinci Cinsiyet. Yazar, niyetlerini aşan bir biçimde olgusal gerçeklerle ve sembolik kurgularla yüzleşmiştir.
Sayfa 12 - Koç Üniversitesi, 1.Baskı, Ekim 2019. Zeynep Direk'in önsözü