Kollontay, cinsel kriz derken ne kastediyordu? Eşitsiz mülkiyet ilişkileri, keskin sınıf çelişkileri ve bireyci bir ahlak anlayışının hâkim olduğu bir dünyada yabancılaşma duygusu ya da "kaçınılmaz bir ruh yalnızlığının yarattığı baskı yüzünden erkeklerin, evlenmeyi seçtikleri dahil, kadınlarla ilkesiz ilişkilere girdiğini ileri sürüyordu. "Kriz”in nedeni ister evlilik bağı altında ister evlilik dışında olsun cinsiyetler arasındaki sömürücü, sevgisiz ve eşitsiz ilişkilerdi. Kollontay bu tür ilişkilerin altında yatan iki faktör olduğunu belirtiyordu. Birincisi, evli olunan kişiye "sahip olma" fikri, diğeriyse iki cinsiyetin hiçbir faaliyet alanında eşit olmadığı inancıydı.
Sayfa 24 - Yordam Kitap, Birinci Basım, Ağustos 2023
Kollontay, cinsiyetler arası ilişkilerin kişisel alana ait olduğunu savunanlarla kesinlikle aynı fikirde değildi. Kamudan ayrı bir özel dünya fikrinin, sosyalist bir toplumda kadınların kurtuluşu davasına ters düştüğüne inanıyordu. "Cinsel sorunların, kolektif olanın çaba ve ilgisine değmeyecek özel meseleler alanına indirgenmesindeki ikiyüzlülüğü kendimize nasıl açıklayabiliriz?" diye soruyordu. Ona göre, eğer sınıf mücadelesi tarihsel değişimin itici gücü ise egemen sınıfların cinsiyetler arasındaki ilişkileri kendi ahlaki kodlarına göre düzenleme çabaları da sınıf mücadelesinin bir yüzüydü. İktidarı ele geçirmiş sosyalist bir parti için bu, derhal ilgilenilmesi gereken bir "kriz"di.
Sayfa 24 - Yordam Kitap, Birinci Basım, Ağustos 2023
Geert Lovink (2019) describes going offline and closing one’s social media accounts as social death. “Just quitting” is not an option, and ensuring social inclusion is what keeps us “hooked.”
Most shocking of all, recent brain imaging studies conclusively show that excessive screen exposure can neurologically damage a young person’s developing brain in the same way that cocaine addiction can.