Nefsi yemek açardı. Her lezzet nefiste bir açılımdı. Dünya insana mide kapısından gelirdi. Nefis hep yemeğe tutunurdu. Allah, Ehl-i Beyte nefsi açlıkla kapattı. Çoğu gecelerimizi aç geçirirdik. Çocuklar açlıktan uyuyamazdı. Ne kadar tok olunursa nefis dünyaya o kadar açgözlü olurdu. Onun için Allah, Ehl-i Beyt’i o kadar çok aç bıraktı ki dünyaya açlığı tamamen gitti.
Ehl-i Beyt’in midesine dünya düşmedi.
Mide dünya kapısıydı. Babam o kapıyı bizlere sıkı sıkıya kapattı. Hasan ile Hüseyin de bundan nasibini aldı. Onlar Ehl-i Beyt’in iki dalıydı. Bu dallara tutunan kalpler çiçek açacaktı. Onlar da çoğu vakit açlıktan ağlarlardı. Onları Ali’yle açlığa karşı avuturduk. Açlık sabır duygusu verirdi. Nefis terbiyesi mideden başlardı. Mide kapısı kapatılınca nefis mecalsiz kalırdı.