Öyle bir dünya kurmak istiyor ki, orada kimse kimseye “Minnettarınızım efendim”, “Kulunuz,köleniz…” demeyecek.
“Beni işsiz bırakan bir dünya içinde bulunmasaydım kimseye minnet duymayacaktım.”
Bizim aşklarımız tam sevgi olamadığı için, mânilere rastladığı için, taşlara çarpan su gibi kabarıyor, sıçrıyor, dağılıyor, gideceği yere rahat gidemiyor. Bütün tereddütlerimiz, şüphelerimiz, korkularımız, itimatsızlıklarımız, küçük görüşlerimiz, kendimize güvenemeyişlerimiz, iç çekişmelerimiz, öfkelerimiz, isyanlarımız, hepsi, hepsi, aşkımızın tam aşk olamamasından, yolunu bulamamasından.
Bir süre evde-genellikle- oturmaya ve kendimi yaşantı ve kafa olarak çevreden tecrit etmeye niyetliyim. İnsanların “casual” sözleri beni fazla incitmeye başladı. (Casuel: önem vermeksizin söylenmiş.)