Bazen Allah ile patron arasında kalır insan. Patronun dediğini yaparsa Allah razı olmayacak, Allahın dediğini yaparsa patron darıılacaktır. Patronun yaşatacağı sıkıntı peşin, Allahın vereceği karşılık ise ahirettedir, diye düşünür ve patronun istediği olsun, diyerek aklınca doğru karara imza atar. Bazen vicdanıyla nefsi arasında kalır, vicdanın sesini dinlese nefsi öfkelenecek, nefsinin arzusunu yerine getirirse vicdanı darılacaktır.Böylesi bir durumda, vicdanındaki uyarıları hiçe sayıp, kalbindeki ümitleri boşa çıkaran insan, nefsinin tutsak olmasına rağmen, kendini özgür bir varlık sayar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kim bir alanla çok uğraşırsa, onun karşısındaki diğer alanlarda kabalaşmaya ve yüzeyselleşmeye başladığı gibi, akliyat ve maddiyatla fazla meşgul olanlar da maneviyatdaki hissedil ve duyarlılıklarını yitirir. Maddi ilimlerle çok ugrasmak zorundaysa insan; vaktinin bir kısmını da manevi okumalara ayırmalıdır ki, kalbini ve psikolojisini hastalıklardan koruyabilirsin. Zira aklı besleyen fen ilimleri, ruh ve vicdani besleyen dini ilimlerdir.
Bir felsefe kitabı okusam, bir kişisel gelişim kitabı bitirirsem, bir roman okusam ve teselli olsam; bir film izlesem de rahatlasam diye düşünür insan. Bu ihtiyaç kalbindeki boşluğun dışa vurumudur. Akliyata ve felsefeye fazla meylettiği için, kalbinde oluşan hastalık onu beşer eserleri ile oyalanmaya sevk etmiştir.
Bilimsel, edebi ve felsefi eserleri aralıksız okuyup, sebeplerin de sonuçlarında Allah tarafından yaratıldığı içeriği ile donanmış manevi eserlere vakit ayrılmadığında ruh dünyasındaki sarsıntılara davetiye çıkarılmış olur.
Maddi sahalara ait okuma ve meşguliyetler, manevi ilimlere ait okuma ve meşguliyetlerle dengelenmediğinde, bir yandan akıl gelişip ilerlerken, diğer yandan gönül dünyası çöküntüye uğrar. Sürekli maddiyatla meşgul olan insan zihni maneviyatta yüzeyselleşir ve bu durum manevi hastalıkların tetikleyicisi haline gelir.
Sürekli maddi uğraşlarla meşgul olan insan, vaktinin bir kısmını da manevi etkinliklere ayırmalıdır ki, kalbini manevi hastalıklara karşı koruyabilsin.