Manevi iç yapısı; aklı, kalbi, ruhu, latifeleri, hissiyatları incelendiğinde insanın bir ibadet varlığı olduğu kolayca anlaşılacaktır. Onun yetenek ve duygularının üstün bir varlığa yönelmek üzere programlanmış olduğu aşikardır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanın manevi hastalıklarına derman olacak; kalbini, ruhuna, psikolojisine onaracak ilaç ibadetlerdir. İbadetleri ekmekten daha çok, hava kadar, su kadar ihtiyacı vardır insanın. Manevi hastalıklar ibadetlerle tedavi edilmediğinde, tabiat boşluk kabul etmediğinden, kariyerine tanrıya tapar gibi bağlanan, rastladığı ideolojileri kutsayan, insanlara kendisini yıpratacak şekilde aşırı önem affeden, abartılı sevgilerde, dengesiz bağlılıklarda boğulup giden insan manzaraları, günümüzün acı tablosunu ortaya çıkaracaktır.
Kalbi hastalıklarının doktorları peygamberlerdir; ilacı kulluk ve ibadetlerdir. O ilaçların da doz ve miktarları Allah tarafından belirlenmiştir. Gönül hastalıklarının tabipleri olan peygamberler insana, kulluk ilacını kullanması konusunda ısrar etmektedir
Öfke, kibir, haset ve enaniyet gibi bir çok hastalıkla yaralanmış-belki de ölmüş- kalbini nasıl tedavi edecek, neyle yeniden diriltecektir insan? Çılgınca alışveriş yaparak mı? Gözünü diktiği dünyevi makamlara ulaşarak mı? Deniz kenarında bir yalıya sahip olarak mı? Uyuşturucu alkol ya da sigaraya bağlanarak mı? Bir takımın fanatiği olarak mı? Kendini bir ideolojiye adaya adayarak mı? İç dünyasını kemiren ve ruhunu kanatan manevi hastalıklarına neyle iyileştirecektir?