Öğretmenin işi talim ve terbiyedir, nesiller yetiştirmektir. Onun ihtiyaçlarını karşılamaksa devlete ait bir görevdir. Bu yüzden, ders vaktinde görevini terk ederek rızkını kazanmaya giden öğretmen, devlet tarafından hesaba çekilecektir. İnsanın işi de kulluk yapmak, günahlardan sakınmak, nesliyle ve şeytanla mücadele etmektir. Bu işleri yapmakta iken oluşan şahsi ve ailevi ihtiyaçlarını gidermek Allahın teminatı altındadır. Madem Allah ona ve ailesine hayat bahsetmiştir, o halde o hayattan devamı için göz olan şeyleri yaratacak olan yine Allah’tır.
Kulluk duyarlılığını yitiren insan görevlerini terk edip, üzerine vazife olmayan işlerle ömür tüketir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sahip olduğu şeyleri artmasini isteyen biri, öncelikle verilen kaderinden razı ve memnun olmayı öğrenmelidir; var olana kanaat etmelidir; var olanla yetinmeyi bilmelidir.
İnsan kendisine ait az mutluluğun adını “mutsuzluk” koyarak hırs ve tutkuyla daha büyük mutluluklara gözünü diker, elindeki mutluluğu küçümsemeye başlarsa.; gün gelir o az mutlulukta elinden uçup gider.