Gelecekte belki de hiç başına gelmeyecek musibetlere, yalnızca olasılık dahilinde oldukları için, mutlaka gerçekleşmek zorundalarmış gibi, şimdiden güç ettirmeye çalışmak, insanın sabır rezervini erkenden tüketmesi anlamına gelir.
İnsan, ilerdeki zamanları düşünürken, o dönemler geldiğinde yaratılacak olan sabır kuvvetini hesaba katmadığı için, gelecekteki olası zayıflık ve çaresizliğini düşünüp, karşılaşacağı sıkıntıların sanal yükleri altında bugünden ezmeye başlar.
Lambanın yanabilmesi için, bilim insanları, mühendisler, işçiler, kablo üreticileri, Irmaklar, barajlar, elektrik şirketleri gibi belki binlerce unsur yan yana gelmiştir. Lambanın düğmesine dokunmak, kişinin bu etkinlikte binlerce unsuru arasındaki yerini alması demektir. Lambanın yanmasını sağlayan, kişinin kendisi değildir.Ama düğmeyi kapattığında lambanın sönmesini tek sebebi kendisi olur.
Hakikat şudur ki, kötülükleri insan yapmakta, iyilikleri ise Allah nasip etmektedir. Bu yüzden olumsuzlukları kendi ile, iyilik ve güzellikleri ise yaratıcısıyla ilişkilendirmeyi öğrenmelidir insan. İşte bu bakış ihlas’tır, riyanın yokoluşu ve kibir ölümüdür.