Gül bahçesi isteyen, gül tohumu eker. Sevgi isteyen sevgi verir, sevgi gösterir, sevgi eğer. Bu uğurda emek verir, sebat gösterir. Saygı görmek isteyen önce kendisi öğrenir saygıyı. Başarmak isteyen yetenekli olduğu işe kendine atar. Öğrenmeye açık olur. Bu yolda çabalar ve motivasyon geliştirir.
Bütün gününü yatakta uyuyarak geçiren hareket etmekten imtina eden insanın “hayatım çok cansız, verimsiz ve sıkıcı” diye şikayet etmeye hakkı yoktur değil mi?
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çok uzun zamandır ne yapabilecegimi odaklanmadım, hep yapmak zorunda olduğum işleri yapmaya çalıştım ve başaramadım. Gönlümde yatan aslani bulmam zor olabilir, sesini hep kıstım onun, nerede olduğunu ve bana ne soyledigini bilmiyorum, hala duymuyorum. Şimdilik sadece ne yapmak istemediğimden eminim
Zirve-son etkisi(Peak -end effect)
Örneğin, bir tatilin büyük bir çoğunluğu sık sıkıcı veya olumsuz olabilir, ancak tatilin son günü veya bir etkinliğin sonunda yaşanan olumlu bir deneyim hatırlanma üzerinde daha büyük bir etkiye sahip olabilir. Bir hafta boyunca aslında kötü geçmiş olan bir tatil o son gün sayesinde” güzel bir tatildi “diye depolanır beyinde.
Restoranda yemek yediğinizi düşünelim. Yemek sırasında servis oldukça yavaş ve yemeklerin lezzeti çok da iyi değildi. Fakat siz siz hesabı ödedikten sonra garson güler yüzle yanınıza geldi ve yanında ücretsiz ikramlar getirdi size. Yemeğin üzerine içtiğiniz kahve ve tatlı ikramı, bu restoran deneyimi, yavaş servise ve lezzetsiz yemeklere rağmen, sonunda mutlu ayrıldığınız ve “çok da kötü değildi “diye depolandığınız bir anı olabilir.
Özetleyecek olursak, sadece sonunun ne kadar acı olduğuna odaklanarak güzel geçmiş kocaman ve kıymetli bir deneyimi kendi içinizde değersizleştirmeyin. Onca yılın hatırı var demek değil bu, onca yıl yaşanan bütün güzel şeylerin de aslında gerçek olduğu demek…
Acıklı sona bakarak “yalanmış“ “demeyin, finalde yaşadığınız deneyim ne kadar canınızı yakıyor olsa da zirvede yaşadığınız deneyim de gerçekti.
Arasıra kendinize küçük yalnızlık deneyimleri yaratın ve bu fırsatı iyi değerlendirin. Birkaç gün evde kendinizle başbaşa kalın, strese girmeyin, korkmayın, paniklemeyin.” of çok sıkıldım kendini başbaşa kalamayacağım, ben de bir sorun var “kaygısına girmeyin. Eskilerin dediği gibi sıkıcan iyidir çabuk çıkmaz. Sıkılmak, sizi yaratıcı olmaya zorlayacak bir motivasyondur aynı zamanda, ondan korkmayın, onu benimseyin ve sizi neye teşvik ettiğine bakın, sıkıntınızın sesini dinleyin.“
Sıkıldığınız da dizilere sarılmayın, televizyonu açmayın, telefonu elinize almayın, sosyal medyaya girmeyin, kitap okumaya kalkışmayın. Bunların hepsi sıkıntınızın sesini bastıracak olan oyalanma araçlarıdır. Kendinizle baş başa kalmaya karar verdiyseniz, gerçekten kendinizle baş başa kalın. Araya ne birini sokun ne de bir başka oyalanma aracı… Hiçbir şey yapmadan durun kendinizle…
Sizi ne yönde bir yaratıma yönlendirecek bu minik yalnızlık molaları bir bakın bakalım. Zamanla bu işte ustalaştıkça emin olun daha fazla yalnız kalmak isteyeceksiniz. Çünkü kendi yolunuzu bulmuş olacaksınız. Merkezinize ulaşmayı başaracaksınız.
Çoğu insan beş dakika bile bile tahammül edemiyor kendi ile yalnız kalmıyor ama etrafındaki herkesin bu tahammülü göstermesini bekliyor. Kendiyle başbaşa kalmaya çekildikten birkaç dakika sonra ya dizi izlemek istiyor, ya YouTube açıyor, ya sosyal medyaya giriyor, ya birileriyle yazışıyor, ya kitap okuyor, ya uyuyor. Bir arkadaşıyla oturup sohbet eder gibi karşılıklı koltuklara geçip oturamıyor kendisiyle…