Halbuki incitmek diye bir şey yoktur, kim ne yaparsa yapsın sizi incitemez, siz merkezinizden uzaklaşmış olduğunuz için incinirsiniz, katılaştığınız için çabuk kırılırsınız. Tabii ki herkesin kırgınlık seviyesi farklıdır. Kimi hakarete uğradığında incinir belki, kime ““kilo almışsın” “dendiğinde incinir. Kimi aldatıldığında bile yaralanmaz, kimi geciken bir telefon yüzünden bile yaralanır. Bütün bunlar merkezinizden ne kadar uzaklaştığınızla ilgilidir. Ne kadar sert ve keskin bir kılıca dönüştüğünüze bağlıdır. En sert kılıçlar en en hafif darbede kırılır. Mesele dışarıdan aldığınız darbelerle ilgili değildir, mesele tamamen sizin esnekliğinizde, merkezinizdeki duruşunuzla ilgilidir.
O yüzden kırmak diye bir şey yoktur, kırılmak vardır siz esnek olmadığınız için, merkezinizden fazla uzaklaştınız için kırılırsınız. Yaralanmak diye bir şey yoktur, siz esnekliğinizi yitirdiğiniz için yaralanmaktasınızdır.