Başlamak bitirmenin yarısıydı, evet ama işte sadece yarısı kadardı. Bizim onunla aramızda, boy vermeyi bekleyen filiz gibi heyecanla titreyen koskoca bir yarım daha vardı. Boynu bükük heveslerin yarım kalmışlığı… Ve yarım kalan her şey sonsuzluğa uzardı.
Yas, gözyaşından olduğu kadar buruk tebessümden; kaybedilen geçmişten olduğu kadar kazanılamayacak gelecekten de besleniyor. Bu yüzden, kâh geçmiş anların yetim hatıralarına dalıyor, kâh gerçekleşemeyeceğini bilmenin hüznüyle yeşeren kırık dökük hayaller kuruyordum.