“ Nemli bir havlunun yere bırakılışı gibi”ydim. Bitkin, bezgin, kederli…Kocaman bir yumruk gelip boğazımın orta yerine oturmuş, kelimeler oracıkta düğüm düğüm olmuştu. Son yarım saati hiç yaşanmamış sayıp sessizce yatıp uyumak ile yıllarca ters akan bir nehir gibi içime döktüğüm sesi azat edip köpürte köpürte çağıldatarak, camı pencereyi titretip duvarlarını yumruklayarak, çığlık çığlığa, bağıra bağıra ağlamak arasında gidip geliyorum. Yolunu şaşırmış bir rüya gibi, olmuşla olmamış arasında huzursuzca sayıklıyordum.
Başlamak bitirmenin yarısıydı, evet ama işte sadece yarısı kadardı. Bizim onunla aramızda, boy vermeyi bekleyen filiz gibi heyecanla titreyen koskoca bir yarım daha vardı. Boynu bükük heveslerin yarım kalmışlığı… Ve yarım kalan her şey sonsuzluğa uzardı.