Kederliyim. Uzayıp giden yalnız akşamlarım, bir başıma yolculuklarım, dinmeyen fırtınalarım oldu. Geçip gittiler en nihayetinde. Şiddetli bir fırtınanın ardından dinen deniz gibi ben de sükûnete ulaştım sonunda. Ama biraz, hayır hayır çokça. Zamanla.
Sessizliğin içinde kaybolmak istiyorum. Rüzgârın sesini bile duymayayım. Sonsuz bir gökyüzü altında uzanıp güzel günler düşleyeyim. Kuş cıvıltılarına bile ihtiyacım yok. Sadece sessizlik.
Mark Twain bize şöyle söylemiş:
‘’Bundan yirmi yıl sonra yaptıkların değil, yapamadıkların İçin üzüleceksin. Dolayısıyla halatları çöz. Güvenli limandan uzaklara yelken aç. Rüzgarı yakala, araştır, düşle, keşfet.’’