Ne istediğini ve hissettiğini bilmeyen, sadece kendisini düşünen ve ben merkezci insandan uzak dur. Mutsuzluktan beslenen,sevgiyle güzelleşmeyen, en ufak bir şeyde gitmeye meyilli olan insandan uzak dur. Gönül almayı bilmeyen, sen yapıcı davranırken yıkıcı olan, seni değiştirmeye çalışan ve fedakârlık yapmayan insandan uzak dur. Hayvanları sevmeyen, söyledikleriyle
yaptıkları çelişen, sana değer vermeyen ve sürekli kendini açıklamak zorunda kaldığın insandan uzak dur. Kendi isteklerini sana dayatmaya çalışan, sevdiğini hissettirmeyen, özür dilemeyi
bilmeyen ve herkese tepeden bakan insandan uzak dur. Sana güvenmeyen, güven vermeyen ve önceliği olmadığın insandan uzak dur.
Hani Allah, dağına göre kar verirmiş ya, sabret, bir gün Allah senin dağına verdiği o karı da eritecek. Sen içinden çıkılması zor acılardan bugüne kadar tek başına çıktın. “Bunu atlatamam.” dediğin her şeyi tek başına atlattın. Bunların hepsini tek başına yaptın. Belki canını çok yaktı hayatına aldıkların. Belki çok yordu seni acıların. Belki birine sarılmaya en çok ihtiyacın olduğu zamanlarda kendine sarıldın.Soruyorum sana, ben bu acıyla yaşayamam dediğin hangi acıya alışmadın? Hepsine alıştın ve her şeyi tek başına adattın. “Yanındayım.” diyen hiç kimse, bir şeyleri atlatmak için çırpındığın
günlerde yanında yoktu. En çok yanında olmasını istediğin insan, en çok ihtiyacın olduğu zamanda yanında yoktu. Unutma,
bu da geçer. Ve sen her zamanki gibi bunu da atlatırsın. Sen okadar güçlüsün ki, hiçbir acıyla yıkılmazsın.
İnsanın acısı ne kadar derin olursa, bir insan o kadar güçlenir ve o kadar güzel güler. “Güzel gülen insanlar var, içleri paramparça. ..” diye bir söz okumuştum. Epeyce haklıydı...