İslâm, iman ruhunun, bitmez tükenmez, durmaz, din-lenmez aksiyonundan ibarettir. Müslümanlığın vecd ve heyecan anlayışını muhafaza eden, onun en küçük emrine en ulvî mâna göziyle bakan, sonra da o emrin gerektirdiği mücadele ruhuna bürünen her fert, İslâmın, ebedî bir cehd, bir aksiyon dâvası olduğunu takdir eder.
Şifa Hastanesinde kuşatma altında kalıp can verenler, ölmeden önce duvarlara yazılar yazarak mesaj iletmişler insanlığa. Kimi "Anne gözyaşlarımı senin silmeni özledim. Dertlerim yanağımda kaldı..." derken doktorlar ise şöyle bir not yazmış: "Sabredin ey Şifa ehli. Kurtuluş yakındır!", "Seven sevdiğinin yazgısına razı olur. Allah bizimle. Allah'ın izniyle gelecek zafer bizimdir." Bir başka Gazzeli ise noktayı koymuş: "Allah'ın bizim için takdir ettiği kaderi kabul ediyoruz."
Mamafih ne de olsa uzun zamandır devam eden akıl almaz bir zulüm var. Taş olsa çatlar diyebileceğimiz acılar var. Hayal edilemez çaresizliklere mahkûm edilmişlik var. İşte bu yüzden bize de düşenler var. Biz de bu umut dolu, sevinç dolu, bilgelik dolu tertemiz yüzlü çocuklar için ses vermeli, harekete geçmeliyiz. Onlara yalnız olmadıklarını hissettirecek neler yapabiliyorsak yapmalıyız.
Bu çağın utancı olan işgalin, zulmün ve katliamın bir an önce bitmesi için bütün imkânlarımızı seferber etmeli ve bu şahitlikle insan kalabilmek için bir insanlık savaşı vermeliyiz. Zaten değil mi ki “yaşamak berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır," biz de Gazze'nin çocukları, Filistin'in yavruları, dünyanın göz bebekleri için savaşacağız.