bir güzel aşk yılının ortasında
bir kestane ekerim büyür gider
ortaçağdan bir deniz hartasında
bir iki harf bulurum büyür gider
biliyorum ikimiz arasında
bir deste gül mü ne var büyür gider
sen bir aklık gibisin sırasında
boynun ve dediklerin büyür gider
ölür gider çinisi bir soylunun
bize bir mavi kalır büyür gider
ve içilir bir devin sofrasında
arayerde bir hüzün büyür gider.
yazmak istediğim ve kötü yazabileceğim ne varsa; sevgi ile takas edip almak zorunda kalıyorum; eski yazdıklarımı da.
düşündüm ki senin sesin gezindi etrafımda ve ben bu düşünceleri suyun eteğinden edindim, ne yapabilirim. bilmiyorum ki bana bir şarkı söyler misin, düşüncelerin ulaşamadığı bir suda.
saniye düşen altın damlaları gibi