Hülya Aksoy

Hülya Aksoy
@Hlyak
Beğendiğim/altını çizdiğim mısralar
“Erken öleceğini biliyordum bana bırakmak için, Bu acımasız ölü anne sesini … artık bütün üzgün oluşlarımın adı: anne! İki kendim varmış maviş anne Biri benmişim, biri mutsuz … Ben ölürsem mutsuza iyi bak! Seni sevince kıpırdayan her şiiri Kahverengi bir çaydanlık da saklıyorum… Kayboluşumun beşiğini sallıyorum bu akşam Büyüyor yavaş yavaş Didem Madak
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sömürgesizleştirmenin özünde şiddet içeren bir olgu olduğunu, sömürge sisteminin bizzat şiddetle kurulduğunu ifade eder. Sömürge dünyasının “manici” yapısını ve bu sistemde şiddetin ezilen birey için bir tür arındırıcı ve iyileştirici güç olduğunu savunur. ” işkence edeni yani zulme uğrayanı görüp de buna bir tepki göstermiyorsan sen de buna ortaksın yani sen de işkenceci veya zulmedensin” Fanon bir psikiyatrist gözüyle, sömürge savaşının hem ezeni hem de ezilen bireylerin zihinlerinde yarattığı ağır tahribatları vaka örnekleri ile sunar. Sömürgeciliğin bizzat kendisinin zihinsel hastalıklar için bir üretim alanı olduğunu kanıtlar. Fanon, köylüyü yeryüzünün gerçek lanetlisi olarak görür.  çünkü köylü, sömürgeci tarafından insanlıktan çıkarılmış, sistemin dışına itilmiş ve kurtuluşu için mevcut düzeni tamamen havaya uçurmaktan başka çaresi kalmamış olan tek güçtür.
Cennetin Doğuşu
Timşel(timshel) yapalirsin, artık mükemmel olmak zorunda olmadığın için iyi olabilirsin!!! ‘Bir çocuğun en büyük korkusu sevilmemek, en çok korktuğu cehennem reddedilmektir. Bana kalırsa dünyada herkes reddedilme hissini az veya çok yaşamıştır. Reddediliş öfke doğurur, öfkenin sonucu reddedilişin intikamı olan suçtur. Suçtan da suçluluk kaynaklanır. İşte insanoğlunun öyküsü’(292 s.)
Alıntı
Dünyanın Son Narı
“On yıllık ayrılıktan sonra, her kavuşma bir başka kaybetmeye dönüşecekti.” “Özgürlük, benim için insanlardan, şehirlerden ve yeryüzünün diğer köşelerinden vazgeçmek demekti.” “Tüm kötülüklerden daha büyük bir kötülükten bahsediyorum. Kendimiz hakkında hiçbir şey bilmiyor olmanın kötülüğünden.” “İki tür sır vardır: bazıları dünyayı karartıp bizi kör eder, diğerleri bizi daha ileri ve daha derin gerçeğe götürür.” “En kötü hapishane, gardiyanları acımasız ve şiddet gösteren değil, bir mahkumun yerle gökyüzünü göremediği yerdir. Cehennem hiçbir şeyin hayal gücünü kamçılamadığı, düşüncelerini harekete geçirmediği yerdir. Gerçek hapishane insanları insanlardan değil, insanı tüm yaşam kaynaklarından ayırandır. En küçük bir boşluk ve çatlak onun hayata olan açlığını yeniden canlandırır. Duvardaki delik doldurulup kapanır kapanmaz, orası artık hapishane değil cehennem olur.
Sayfa 15·Kitabı okudu