Bu arzu sessiz bir arzudur, hasret sessiz bir hasrettir, sevdalanmak sessiz bir sevdalanmadır, arzunun hedefi orada uyanıp canlanır ve arzunun o kadar yakınındadır ki, içindedir.
Arzu hemen uyanmamıştır, melankoliyle iç içedir. Arzulanan, arzunun içinde hep vardır, oradan yukarıya yükselir ve hayret verici bir alacakaranlığın içinde kendisini gösterir.
Kimseye karşı kötü kalpli olmadım ama daima, özellikle derinden mütehassis olduğum zamanlarda kendime, kalbim her duyguya kapalı ve yabancıymış süsü verdim. Başkalarının iyi yürekliliği için göklere çıkarıldığını duyunca; derin, zengin hisleri için sevildiklerini görünce gülümsüyorum, zira insanlardan hazzetmiyorum ve hıncımı alıyorum.
İçimden asla kimseye haksızlık etmek gelmedi ama yanıma yaklaşan her insan hakarete ve haksızlığa uğrayacakmış gibi yaptım. Başkalarının, sadakatleri, dürüstlükleri için nasıl övüldüklerini duyunca gülümsüyorum; zira insanlardan hazzetmiyorum ve hıncımı alıyorum.