Zamanımı şöyle bölüştürüyorum. Bir yarısında uyuyorum, öbür yarısında rüya görüyorum. Uyurken hiç rüya görmüyorum, aksi yazık olurdu; zira uyku dehanın zirvesi.
Zaman geçiyor, hayat bir nehir falan filan derler ya. Ben bunu duyumsayamıyorum, zaman hareketsiz duruyor ve ben de onunla beraber duruyorum. Ortaya attığım bütün planlar gerisingeri üzerime savruluyor, yere tüküreyim diyorum, kendi suratıma tükürüyorum.
Ölülerin yanından geri dönen kimse yok, kimse bu dünyaya ağlamadan gelmedi; ne ne zaman hayata gelmek istediğimizi soran oldu ne de ne zaman terk etmek istediğimizi.