Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
London'ın ülkesine olan sadakati öylesine sorgulanır hale gelmişti ki, ölümünden epey zaman sonra, FBI onun hakkında bir dosya açmıştı. (Komünizm Korkusu yüzünden.)
Hiç uğruna heba olmuş koskoca bir hayat... Öyle ki, Jackson bizlere çok şey verebilirdi, sağlıklı bir yaşam ve zihinle üretkenliğine devam edebilirdi. Ama aşırı dozdan kaynaklı trajik bir ölümle hayata gözlerini yumdu. Bu kitabında eminimki yaşadığı bağımlılığı, çevresini kuşatmış olan alkolizmi hiç ummadığı kadar gerçekçi bir yaklaşımla ele almış bulunmakta. Bundan kaynaklı olarak otobiyografik bir yapıya sahip olduğunu da söylemek gerekir.
Hikaye alkol bağımlılığı yaşayan bir adamın (Don) geçirdiği hafta sonunu anlatıyor. Özellikle alkol bağılılığı yaşayan bu adamın içsel dünyasına göz atmış oluyorsunuz. Hatta bazen okuduğunuz bölümün gerçek mi yoksa bağımlının kafasında kurduğu hayal dünyası mı olduğunu anlamak mümkün olmuyor ya da bu iki söz konusu durumun iç içe geçmiş olmasına müsaade ediyor olabilirsiniz de.
Bunun yanı sıra burada, Charles Jackson'ın sık sık göndermelere yer verdiğini de söyleyebilirim. Özellikle de Shakespeare'e. İşin aslı kitapta bunlara yazar mı gösterdi yoksa çevirmen mi bilmiyorum. Çevirmen deyince Hande Bahçecik'e de içten bir saygı sunmadan edemeyeceğim. Çeviri gayet hoş ve yerinde. Keza göndermeleri dipnot olarak ekleyen kişi sevgili çevirmenimizse büyük bir saygıyı hak ediyor. Güzel bir yazardan güzel bir eser ve güzel bir çevirmenden de güzel bir çeviri...
Yo, küçükken hayalini kurduğu son bu değildi! Otuzundayken bile bunu hayal etmemişti. Yeni yetmeyken, ömrünü heba etmiş, ıstıraplı yeteneklere dair romantik hayaller kurardı; o zamanlar intihar büyüleyici bir şeydi, yiğitçe bir meydan okuyuş, boyun eğmeyi, teslim olmayı, katlanmayı reddediş, onurlu bir ruhun sadece dilediğince bir yaşam sürdürebileceğinin bir göstergesi, neredeyse asilce bir hareketti.