Tek kelimeyle muhteşemdi, pek çok ülkeden eserin sergilendiği bienal bu sefer beni eserlerin nadideliği ve çokluğuyla büyüledi, sonlara doğru yorgunluktan bazı eserlere gereken ihtimamı gösteremediğim için üzüldüm.
Oxford’dan, Vatikan’dan gelen yazma eserler, İspanya’dan gelen Endülüs eserleri, Katar Emiri’nin özel kolleksiyonu hepsi bir birinden güzel eserler. Türkiye, Hindistan, Yunanistan, Endonezya, Mısır Malezya ve daha başka ülkelerin müzelerinden gelmiş eserler de vardı. Türkiye’den tılsımlı gömlekler dikkat çekiciydi.
Uluğ Bey’in, Marko Polo’nun kitapları, Mimar Sinan’ın hatıratı ve ayrıca eserlerinin yapılış biçimini anlattığı kitabı beni şaşırttı. El yazması kitaplar çok iyi korunmuş, yazı net, kağıt kalitesi güzel. Bilmiyorum hangi birini anlatayım. Katar emirini koleksiyonundan tamburları ve sazı da anmadan geçemeyeceğim. Memlük halılarına, Endülüs’den gelen mimbere, ahşap tavan süslemelerine haksızlık ettiğimin farkındayım ama ya şu an hemen hatırıma gelmeyen eserler sizlerden özür diliyorum beni affedin.