"Tabii bilmiyorlardı sayısını unuttuğum kadar insanın hayatını mahvettiğimi. Bilmiyorlardı annemi, babamı kahrettiğimi. Bunlar bir yerlerde suç olmalı! Bir yerlerde insanları hapse atıyor olmalılar, başkalarını öldüresiye üzdükleri, derin mutsuzluklara ittikleri için. Belki cinayetlerin değil ama intiharların azmettiricileri oldukları için cezalandırılması gerekir birilerinin. Ama daha keşfedilmediği için, bunu yapmış olanları saptayacak bir makine, kandaki alkole benzemediği için kötülük, bıraktılar beni de.
Bilemezlerdi ismimin Kayra ve beni hayatta tutanın ölüm olduğunu."
“Savaşmak avlanmaya benzer. Vahşi hayvanlar kaba kuvvetle değil iz sürerek, ağlar örerek, pusu kurarak, etrafını kuşatarak ve buna benzer başka taktiklerle yakalanır.”
“Bizanslılar için savaşı kazandıran üstün kuvvet veya cesaret değil, önce Tanrı’nın lütfu, sonra da eksiksiz planlama ve zekâdır. Hiçbir şey şansa bırakılmamalıdır. Mavrikios, bir Bizans generalinin ağzından asla çıkmaması gereken sözü iki kez anımsatır okuyucularına: “Bunu beklemiyordum!”
“Bir kural olarak, yeni bir düşünceyi ilk akıl eden kişi kendi zamanının o kadar ilerisindedir ki, herkes onu ahmak zanneder ve bu yüzden gölgede kalır ve kısa sürede unutulur. Sonra dünya giderek o düşünceye hazır hale gelir ve uygun zamanda o düşünceyi ilan eden kişi bütün takdiri toplar.”