Ölmek, öldürmek... Ölmenin ıstırabı varsa bile bu ıstırap ancak bir lahza sürer, sonra ölü yokluğun büyük huzuruna erişirdi. Halit'in bedbaht olması ve sürünmesi için gittiği yerde vurulmasını değil vurmasını, katil olmasını istemek daha doğru idi.
Yüzünü ve vücudunu çok beğendiği ve her sefer hep ilk defanın ihtirasıyla sardığı bu kadındaki bu acayip, bu gülünç, bu eski zamanlara ait ruhu değiştirmek, kendisine sevdayı sadece bir eğlence, basit ve sırf adalelere hitap eden bir zevk olarak kabul ettirmek lazımdı.
Kıskanmak... Seniha'nın yüreğinde ilk beliren, kendisini ilk duyuran ve hemen her gün daha fazla gelişip büyüyen his bu olmuştu. Halit'le aralarında sekiz yaş vardı ve onu kıskanmadığı bir zamanı hiç bilmiyordu.