Erkekler bir müzik kaseti gibidir. Onları ilk dinlemeye basladiginda seni çok hoş duygular içine sokarlar,ayaklarını yerden keserler. Sonra Bir gün,bir de bakmışsın ki bant tam orta yerinden kopmuş. Bir başına öylece kalakalirsin. Umarım senin aşk bandın hiç kopmaz. Sen hayatında bir kez aşık olan kadınlardan olursun.
Milcho Manchevski’nin hem senaryosunu yazdığı, hem de başarılı bir şekilde yönettiği Yağmurdan Önce adlı filmi gözlerimin önünden hızla geçti. Filmde, beklenen yağmur en sonunda yağar ama savaştan geriye kalan her şeyi yağan yağmurun temizlemesi mümkün müdür acaba?
Savaşlarda onca yaşananlar insanoğlunun en karanlık ve en vahşi taraflarına ait öykülerse, makineli tüfekler ve top mermileri art arda patlayıp etrafa ölüm saçıyorsa, tecavüz mağduru zavallı kadınlar ‘nefret çocukları’nı dünyaya getiriyorsa.. Ne yazık ki savaştan geriye kalan bu pislikleri temizlemeye göğü yararak bardaktan boşalırcasına yağan yağmurun dahi gücü yetmez..