Kim bilir kaç kişi, kadın ve erkek, beraberlikleri için ne hüzünler, ne uzaklıklar sezmişken susmuşlar; kim bilir kaç kişi, cinsel hayatlarında aradıkları hiçbir şeyi bulamamışken, yatak odasındaki içsel yıkama her defasında yadsımışlardı… Bihter söylüyor, en azından öz varlığına itiraf ediyordu.
Çünkü Bihter, hayatında bundan böyle aşkların karşılıksız kalacağını, daha da yalnızlıklarla dolup taşacağını, kendisinden o kadar yaşlı Adnan Bey’in ne aşka, ne ihtirasa yanıt verebileceğini sezinlemişti.
… etiketteki beyler, kendi düşlerinin kişileriydiler ve gönülleri yıprandığından, beklediklerini, umduklarını hayatta hiç bulamadıklarından, bu hayata bir türlü isyan edemediklerinden, gece gündüz, bir rüyada yaşamak istemişler.