Kırık Deniz Kabukları

7,3/10  (3 Oy) · 
9 okunma  · 
1 beğeni  · 
618 gösterim
...Bununla birlikte romancı hep tedirgindir. Sözgelimi oğlunun Prag'a gidişini hatırlayan romancı, Vedad'ı birdenbire "bir sis içinde " örtülü görüyordu. Ve bu hatırlayışını yorumlamak istedikçe, iki şüphe yakasına yapışırdı: genç adam ya annesinden ayrılırken bu ayrılışın sonrasıza kadar sürüp gideceğinden kaygılanmıştı ya da kendisini bekleyen "akıbet"i önsezileriyle duyumsuyordu... Romancı, oğlunun "öyle mahzun", öyle titrek, öyle yaslı bir bakışla annesine baktığını hatırlıyordu ki, "işte şimdi yine onu, o bakışıyla" görüyor, gözyaşlarını zor tutuyordu. Sonra "katar" hareket etmiş...

Çağdaş edebiyatımızın yaşarken klasik olmuş yazarlarından Selim İleri, Kırık Deniz Kabuklarında yaşanmışlıkların tortusundan kuruyor yapıtını. Sultan Reşad'ın Dolmabahçe Sarayı'ndan Atatürk'ün Çankaya'sına, büyük romancımız Halid Ziya Uşaklıgil ile birlikte yol alırken, bir yandan da Halid Ziya'nın hariciyeci oğlu Halil Vedad'ın genç yaştaki intiharını ancak kendisine yaraşabilecek bir incelik ve duyarlılıkla anlatıyor.
Kırık Deniz Kabukları, geçmişin kırılıp unutulmuş bir anısı...
  • Baskı Tarihi:
    2009
  • Sayfa Sayısı:
    240
  • ISBN:
    9789752895898
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Züheyla Şeker 
15 Oca 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 6/10 puan

Kırık Deniz Kabukları biyografik bir roman. Halit Ziya Uşaklıgil'in romanları Aşk-ı Memnu, Mai ve Siyah karakterleriyle romancı olarak değerlendirilmesinin yanı sıra oğlu Halil Vedat'ın intiharıyla gelişen olaylar zinciri de aktarılıyor.Edebi bir zevki olan okurlara birçok romanı tekrar değerlendirme imkanı sunuyor. Aşk-ı Memnu, Mai ve siyah, Eylül, Nur Baba, Swanlar'ın Semtinden, Genç Kız Kalbi gibi eserlerin karakterlerini canlandırıp gerçek hayata taşıyor.Atatürk'ün yalnızlığından, o kadar ilgi ve alaka arasında hastalığının fark edilememesinden, Latife Hanım'la evliliği, Fikriye'nin çaresizliği, Halit Ziya'nın evlat acıları,oğlu Vedat'ın uğradığı haksızlıklar karşısında bir şey yapamamanın verdiği bunalımlar, müzik ve krizantemlerle büyülü bir anlatımla sunuluyor.