Selim İleri

Selim İleri

YazarÇevirmen
7.4/10
224 Kişi
·
817
Okunma
·
197
Beğeni
·
8.277
Gösterim
Adı:
Selim İleri
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1949
Bilim adamı Profesör Hilmi İleri'nin oğludur. 1968 yılında Atatürk Erkek Lisesi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini yarıda bıraktı. 19 yaşında Cumartesi Yalnızlığı isimli ilk öykü kitabı yayınlandı. İlk yazısını 1967 yılında, Yeni Ufuklar dergisinde yayımladı.
1998 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.
Romanlarında ve öykülerinde bireyin zengin iç dünyasını başarıyla yansıtabilen yazar,ilk eserlerinde bireyler arasındaki iletişimsizlikleri de ön plana çıkarır.
Yıllarca, Cumhuriyet gazetesinin kültür-sanat sayfasında, "Yazı Odası" köşesinde makaleler yazmıştır. Radyo ve televizyonlara bir çok program yapan yazar, 2008'in yarısında başlayan programı "Selim İleri'nin Not Defterinden"i de sunuyor. Her pazar canlı olarak yayımlanan programı, TRT-2 sunuyor. Ayrıca 2008 yılından beri Zaman Gazetesi'nin Cumartesi ekinde İstanbul'la ilgili yazılar kaleme almaktadır.


Eserleri

* Cumartesi Yalnızlığı
* Bir Denizin Eteklerinde
* Pastırma Yazı (kitap)
* Dostlukların Son Günü (1978 Sait Faik Hikaye Ödülü)
* Eski Defterlerde Solmuş Çiçekler...
* Fotoğrafı Sana Gönderiyorum
* Kötülük

Romanları

* İlkgençlik Çağına Öyküler(Derleme)
* Yarın Yapayalnız
* Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı Olacak
* Hayal ve Istırap
* Destan Gönüller
* Her Gece Bodrum (1977 TDK Roman Ödülü)
* Ölüm İlişkileri
* Bir Akşam Alacası
* Cehennem Kraliçesi
* Yaşarken ve Ölürken
* Saz Caz Düğün Varyete
* Ölünceye Kadar Seninim
* Mavi Kanatlarınla Yalnız Benim Olsaydın
* Allahasmarladık Cumhuriyet (Oyun)
* İstanbul Lâle İle Sümbül
* Kafes
* Anılar; Issız ve Yağmurlu
* Daha Dün
* Oburcuğun Edebiyat Kitabı
* Evimizin Tek Istakozu
* Rüyamdaki Sofralar
"Ancak zaaflarımızı seven bizi hakkı ile sever, meziyetlerimizi zaten herkes kabul eder..."
"Kitap okumak istiyorum ama okuyamıyorum ağbi."
"Neden Ayhan? Kitaplar iyidir, içteki çağıltıyı keser."
Selim İleri
Sayfa 44 - Everest Yayınları 11.Baskı Şubat 2016
Yine kitap mı okuyorsunuz?
Evet, kitap okuyorum. Hayatımın uzun ve boğucu akşamlarını kitap okuyarak geçirmeyi çok seneler evvel öğrenmiştim.
Selim İleri
Sayfa 121 - Everest Yayınları 11.Baskı Şubat 2016
“Şu an, şu saniye, bir yığın çürümüş, kokuşmuş yaprak; ‘Anı kalıntılarıyla bulanık.’” (s.13)
Selim İleri
Sayfa 13 - everest
Siz öğretmenim, siz hiç sevdiğiniz erkek için manavdan patlıcan seçip, ayıklayıp, yediye sekize bölüp, bir tavada zeytinyağı kızdırıp, kokmasın diye saçınızı sarıp, patlıcanları birer ikişer tavaya atıp kızartmadınız. Siz öğretmenim, siz hiç patlıcan kızartırken bir türkü tutturmadınız canınızın çektiği gibi, sevgiyle, mutlulukla.

Türküsüz bir kadındınız siz öğretmenim.
178 syf.
·2 günde·7/10
Selim İleri’nin Pastırma Yazı adlı kitabı toplamda 8 öyküden oluşan ve dili ağır mı desem hatalı mı desem tam manasıyla karar veremediğim bir eseriydi. Bende ki kitap 1971 basımlı olması, dilinin hatalı olabileceği ihtimalini zannımca güçlendiriyor. Çünkü ne cümleler bitmesi gereken yerde bitmiş ne de başlaması gereken yerde başlamış tabi bunun yanında devrik ve düşük cümlelerin de olması, okumamı son derece zorlaştırdı diyebilirim. Sanıyorum piyasada Everest Yayınlarının 2015 basımı bulunmakta bu anlamda okunmak istenirse güncel yayımı tercih edilmelidir.

Selim İleri, Cumhuriyetin ilanı sonrası dönemin Türkiye’sini ve bireylerin düşünce profillerini anlatıyor bu kitabında. O yıllarda karakterlerini farklı görüşlere mensup kılma yöntemiyle oluşturarak okura, zamanı ve zamanın Türkiye’sini değerlendirme fırsatını sunuyor. Bu noktada Padişahçı, Cumhuriyetçi, Sosyalist, Komünist karakterler okuyucuya, kendi görüşlerini pozitif yanlarıyla dile getiriyor. Kimi karakterler, halk ile devlet yönetiminin buluştuğu Cumhuriyet rejimini eleştirirken Padişahçı yönetimin daha faydalı olacağını savunuyor ve Cumhuriyet rejimi sayesinde fırsatları değerlendirip para kazanan karakterlerde Cumhuriyet rejiminin en iyisi olduğu kanısına varabiliyor. Sosyalist bir karakter ise Cumhuriyet her ne kadar düşünce özgürlüğü getirse de burjuva sınıfının doğmasına neden olduğu için rejimi üstü kapalı eleştiriyor.

Oya Baydar’ın Savaş Çağı Umut Çağı kitabı da bu tarz siyasi yaklaşımlı bir kitaptı ve bana göre dil ve anlatım biçimi olarak bu kitaptan daha okunabilirdi. Yine tarzını sevenler için iyi bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ancak ilk olarak Oya Baydar’ın bahsettiğim kitabından başlamaları yakın tarihi farklı bir pencereden okumaya başlayacak olanlara kolaylık sağlayacaktır diye düşünüyorum. Keyifli okumalar dilerim.
632 syf.
·Beğendi·8/10
Selim İleri son 150 yıllık Türk edebiyatını iyi bilen birisi. Yazar; sevdiği ve beğendiği 229 Türk romanının incelemesini bu kitapla yapmış. Romanların basım yılına göre sıralanmış incelemeler kitap ve yazar hakkında kısa bilgiler içeriyor, çok kısa olarak romanın konusu ve ilerlemesi anlatılıyor ve her incelemenin sonunda kitaptan kısa bir alıntı yapılmış.

Selim İleri'ye hep mesafeliyim zira kitap zevklerimiz pek uymuyor, yazar; aşk, entrika ve dramların iç içe girdiği, İstanbul konaklarında yaşanan Türk romanlarıyla ilgilenirken ben daha toplumsal sorunları içeren, sosyolojik bilgiler ihtiva eden veya gerçek Anadolu insanının yaşamını ve duygularını anlatabilmiş romanları seviyorum(Yaşar Kemal, Kemal Tahir, Orhan Kemal).

Yazarı her ne kadar eleştirsem de bu çalışması başarılı olmuş, ben incelemeleri sayfa sırasıyla okudum pek olmadı, okuyacaklara tavsiyem kitabı bölerek ve zamana yayarak okumalarıdır.
180 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
50 yıldır 19 yaşında!!

Evet Selim İleri’nin ilk eseri Cumartesi Yalnızlığı, yılların beşinci vitesteki hızına rağmen, gençliğini koruyan harika bir öykü kitabı. Selim İleri hakkında sınırlı bilgilerim vardı. Kitap bittikten sonra birkaç araştırma yapıp, yazarı tanımaya çalıştım. Bu kitabı yazarken de kitaplardan ve yaşanmışlıklarından yola çıktığını okudum. Yabancılaşma, toplumsal ilişkilerde zorlanan karakterler, siyasi olaylar, sanatsal eleştiri, sevgi konularının Onun kurmacalarında odak noktası olduğunu öğrendim. Eser, Ahmet Ümit’in başucu kitaplarından biriydi. Okuyunca merakım uçuşa geçmişti. Okuyamazsam aşağıya indiremeyecektim kendimi…

Okuyunca da neden bu kadar sevdiğini anladım. Ben kendi adıma çok beğendim. 19 yaşında öğrenciyken kurguladığı ve sahip olduğu donanımı, hassasiyeti, nostalji sevgisi, gerçekçiliği ve yalnızlığı beni çok etkiledi. O yaşta bunları yazması gerçekten bir başarı. Yayımlandığı sene Tarık Dursun K’da boşuna “acemi güzellik” diye tabir etmemişti kitabı. Evet güzellik, acemice, ince bir sızı gibi yüzeyde, okudukça çoğalan, büyüleyen bir güzellik. Haydar Ergülen’in de “İçindeki hikayelerin taşıdığı genç olgunluktan ötürü” sözünü bende kesinlikle kitabı sevme nedenim olarak açıklayabilirim.

Kitapta eski basıma ait 8 öykü ve kitaplara girmemiş ayrıca 5 öykünün de eklenmesiyle 13 tanesine yer verilmiş. Hüzün Kahvesi adlı ilk öyküye pek adapte olamasam da, birkaç kişinin ağzından değişik zaman dilimlerinde anlatılan “Türküsüz”, Eşref Selim adlı komünist bir ozanı anlattığı ki burada Nazım Hikmet olduğu çok açık anlaşılan “Asalak”, sonuyla içimi sızlatan Üniversite öğrencilerinin polisle çatıştıktan sonraki acımasızlığı anlatan “Güzün Savaşı”, Kitaba ismini veren toplumun ezilen basamağı olan işçilerin gün görmeyen hayatlarından dem vurduğu “Cumartesi Yalnızlığı”, “Ağlayan Kiremitler” ve “Zeytinliklerin Altında Sükün Yok” ise birbirinin devamı olan dramatik öykülerdi.

“Prens Hamlet’in Trajik Öyküsü” ise tiyatro dünyasında perde arkasının ne kadar kaygan bir zemin olduğunu, şaşalı yaşamların oyuncularının eriyip kayboluşlarını buruk bir dille anlatan muhteşem bir öyküydü.

Selim İleri kalemini nostaljiye batırmaya bayılıyor. Her öyküde rastlıyorsunuz. Nostaljiden hoşlanıyorsanız eğer asla gözünüze batmıyor. Çocukluğa dair anılar, sevilen eşyalar, insanlar, eski alışkanlıklar. Bunun yanında bir anne sevgisi, bir anne rolü de her zaman var. Güzelliklerden biri de Yağmur. Başlayan yağmur, yağan yağmur, biten yağmur ama hep havada bir yağmur kokusu var. Bu arada kedileri de sayfaları dolaşıp duruyorlar.

Son olarak yazara da kitaba da bir şans verin derim. Dediğim gibi kendi adıma çok ama çok beğendim. Okurken farklı duygular hissettim. Şunu da dip not olarak yazmak istiyorum; Kitabın adını ilginç bulmuştum. Niye Cumartesi? Diğer günler yalnızlık yok mu diye? Meğer Selim İleri Galatasaray’da yatılı okurken bir çok kez yaşadığı Cumartesi yalnızlıklarından ilham almış.

Herkese iyi okumalar dilerim.
632 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Çok az spoiler...
Selim İleri'nin deneme türünde yazdığı ve 229 roman hakkında kısa bilgilerden oluşan bir kitap.
Edebiyatımızda hemen hemen her yazarın romanlarından örnekler içerir.
Kitabın önsözünden bi iki alıntıyla başlamak istiyorum:
"Baştan beri romanlar karasevdalısıydım. Şiirin ve öykünün inceliklerinden ürktüğüm için belki."

"Edebiyatımızda Sevdiğim Romanlar Kılavuzu, yarım yüzyılı aşkın zamandan beri, roman üzerine yazdıklarımın verimi: İzlenimler, etkilenimler,bazen roman sayfalarına düşülmüş notlar, hatta bazen anı kırıntıları..."
Diyerekten kitabı niçin yazmak istediğini biraz belirtmiş yazar.

Yazdığı her romanın özeti ve ardından romandan kisa bir alıntı içerir.
Benim gibi üniversite sınavina hazırlanan öğrenciler için de güzel bir edebiyat kaynağı (Biliyorsunuz ki eşit ağırlık öğrencilerinin sorumlu olduğu kısımda yazar-eser, eserlerin içeriği ve eserde ki kahramanlar da soruluyor. O yüzden çok yardımcı oluyor).
Eserler hakkında kısa bilgiler içerdiği için Türk Edebiyatı okuma meraklıları ya da okumaya başlayacaklar içinde iyi bir rehber...

Keyifli okumalar 🤗
120 syf.
·1 günde·6/10
Kitabın yarısı annesinin gençlik evlilik ve hastalık dönemini anlatıyor. yarısı ise aile ve annesinin fotoğrafları. Anlatım biraz başta zorladı beni ama sonrası akıcılaştı. Bir insanın annesi her şeyidir. Bir anne evladını nasıl sever bilir misiniz. Söyleyeyim canım, yavrum, bir tanem balım, çiçeğim, dert ortağım, en iyi arkadaşım, sırdaşım, varlığımın anlamı, her şeyim diye. Ben böyle seviyorum evladımı böyle bağrıma bastırıp kokluyorum. Sonra diyorum ki işte annem de beni böyle sevdi. Bir insanın ölmüş annesini yaşadıklarını yazması çok zor olsa gerek bu konuda Selim İLERİ ' yi tebrik ediyorum ve şunu ekliyorum son olarak ben de annemi çoook özledim :(
185 syf.
 Yalnızlık tuhaf şey. Zaman zaman yalnızlığı özlüyor insan zaman zaman kalabalıklara hasret. Bazen de yalnızlığına kendini ortak edip kalabalıklaşıyor. İşin içinden çıkamıyor ya da çıkmak istemiyor. Selim İleri, "Kendi kendimeydim. Kendi kendime konuşuyordum. Yalnız yaşayanlar çoktan iki kişi." der. Yaşamak başlı başına bir mesele. Ama yapayalnız ama kalabalıklar içinde... 
264 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Edebiyatımızın yaşayan en önemli yazarlarından biri olan Selim İleri’nin otobiyografik izler taşıyan son romanı “Sona Ermek” bir yazarın yarım kalmış romanını yeniden yaşatmaya çalışırken ki süreçlerini anlatır.
Kitabı okurken kalemimin altını çizdiği cümleler kitabın adeta özeti gibi oldu.
Şunu belirtmeliyim ki Selim İleri'nin daha önce hiçbir kitabını okumadım. Ama gazete ve dergilerde yayımladığı yazıları büyük keyifle okuyordum. Artık bir kitabını okumanın zamanı gelmişti. Cumartesi Yalnızlığı'nı okumayı planlarken bu kitap yayımlandı.
İleri'nin dili gerçekten çok akıcı. Kitabı alıp bir kütüphanede kısa sürede okudum. Altı çizilecek o kadar cümle vardı ki hiç üşenmeden hepsinin altını çizdim.
Kitap bir nevi otobiyografi. Ama Selim İleri:"Anlatıcı yüzde yüz ben değilim ama otobiyografik yanı en ağır basan romanım oldu." diyerek kitabın kendi anlatıcısının olduğunu ve bir veda kitabı olmadığını belirtiyor.
İleri'nin kitapta bahsettiği eserler ve aralarında kurduğu ilişkiler o eserleri de okuma arzusu oluşturuyor. Onları kitabında adeta kendi karakterleri haline getiriyor.
Selim İleri, roman boyunca “yazmak” eyleminin geçmişiyle, kendisiyle ve edebiyatıyla bir hesaplaşma içinde olduğunu gösteriyor.
Bir çırpıda okuyacağız ve bu süreçte keyif alacağınız iki yıllık bir emeğin ürünü.
592 syf.
·26 günde·Beğendi·10/10
Sen nasıl bir kitaptın ya.Okurken nerelere gittim geldim.Sayfalarca not aldığım,bildiğim ama henüz okumadığım kitaplar hakkında bilgi edindiğim,yeni kitaplar öğrendiğim,tarihi tekrar ettiğim...
Demiş ki yazar:
"Defterimi okuyabilmek ve yazdıklarımı kavrayabilmek için,aynı şekilde,edebiyatı bilmek ve hususiyle edebiyat tarihimizi hatmetmiş olmak gerekir.Hem edebi eserleri bilecekler,hem de bu eserleri kaleme getiren eşhasın hususi hayatlarından haberdar olacaklar...
Kısacası,ekinsel birikimi yüksek okura hitap ediyorum ben."(Sayfa 228-229)
253 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Artık hayallere ve belki biraz da çok ileri yaştaki insanların hatıralarında kalmış bir İstanbulda büyülü bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız okuyun mutlaka.
592 syf.
Büyük bir bilge Selim İleri. Kitabın her sayfasında Sayru Usman'la (İsmi 'hasta zeki' anlamına geliyor ve karakterle tam bir uyum sağlıyor.) ne kadar çok şey öğrendiğinize hayret edip hayatınıza çok başka bakış açıları kazandıracaksınız. 10 kitaba bedel bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Selim İleri
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1949
Bilim adamı Profesör Hilmi İleri'nin oğludur. 1968 yılında Atatürk Erkek Lisesi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini yarıda bıraktı. 19 yaşında Cumartesi Yalnızlığı isimli ilk öykü kitabı yayınlandı. İlk yazısını 1967 yılında, Yeni Ufuklar dergisinde yayımladı.
1998 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.
Romanlarında ve öykülerinde bireyin zengin iç dünyasını başarıyla yansıtabilen yazar,ilk eserlerinde bireyler arasındaki iletişimsizlikleri de ön plana çıkarır.
Yıllarca, Cumhuriyet gazetesinin kültür-sanat sayfasında, "Yazı Odası" köşesinde makaleler yazmıştır. Radyo ve televizyonlara bir çok program yapan yazar, 2008'in yarısında başlayan programı "Selim İleri'nin Not Defterinden"i de sunuyor. Her pazar canlı olarak yayımlanan programı, TRT-2 sunuyor. Ayrıca 2008 yılından beri Zaman Gazetesi'nin Cumartesi ekinde İstanbul'la ilgili yazılar kaleme almaktadır.


Eserleri

* Cumartesi Yalnızlığı
* Bir Denizin Eteklerinde
* Pastırma Yazı (kitap)
* Dostlukların Son Günü (1978 Sait Faik Hikaye Ödülü)
* Eski Defterlerde Solmuş Çiçekler...
* Fotoğrafı Sana Gönderiyorum
* Kötülük

Romanları

* İlkgençlik Çağına Öyküler(Derleme)
* Yarın Yapayalnız
* Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı Olacak
* Hayal ve Istırap
* Destan Gönüller
* Her Gece Bodrum (1977 TDK Roman Ödülü)
* Ölüm İlişkileri
* Bir Akşam Alacası
* Cehennem Kraliçesi
* Yaşarken ve Ölürken
* Saz Caz Düğün Varyete
* Ölünceye Kadar Seninim
* Mavi Kanatlarınla Yalnız Benim Olsaydın
* Allahasmarladık Cumhuriyet (Oyun)
* İstanbul Lâle İle Sümbül
* Kafes
* Anılar; Issız ve Yağmurlu
* Daha Dün
* Oburcuğun Edebiyat Kitabı
* Evimizin Tek Istakozu
* Rüyamdaki Sofralar

Yazar istatistikleri

  • 197 okur beğendi.
  • 817 okur okudu.
  • 30 okur okuyor.
  • 848 okur okuyacak.
  • 32 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları