Sona Ermek

7,4/10  (7 Oy) · 
13 okunma  · 
7 beğeni  · 
468 gösterim
“Besbelli aynı sabaha karşı. Beyaza değil, siyaha. Korkun aynı korku: Hiçbir bahçe kalmayacak, hiçbir güzellik.”

Edebiyatının 50. yılında Selim İleri’den yepyeni bir roman: Sona Ermek.

Çokça eser vermiş bir yazarın yarım kalmış romanını yeniden yaşatmaya çalışırken hatırladığı gençlik düşleri, geçmişin acımasız pırıl pırıl yaşanmışlıkları ve artık asla geri gelmeyecek, bir hayatın otobiyografik izler taşıyan dökümü…

Yazmak-yazamamak sarsıntısı sürerken; okura şarkılar, filmler, resimler, kitaplar, yazarlar, şairler ve hatta roman karakterleri eşlik ediyor. Selim İleri kalemini; iç hesaplaşmalara, hayalkırıklıklarına ve yaşlılık kaygılarına biliyor, ama umut var hâlâ, konfetiler yağıyor!

“Sonu mutlu biten romanlar yazmadın. Yazamadım desen daha doğru olacak, beceremedin, kendini kandırma, kıvıramadın. Sonu mutlu biten romanlar, öyküler, filmler, oyunlar sevinç, mutluluk getirdi; derken hafifserdin. Sonu mutsuz bitenler iz bıraktı, sen de git git onları kuşandın.”

(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2017
  • Sayfa Sayısı:
    264
  • ISBN:
    9786051851532
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
sertaç samur 
 02 Tem 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Edebiyatımızın yaşayan en önemli yazarlarından biri olan Selim İleri’nin otobiyografik izler taşıyan son romanı “Sona Ermek” bir yazarın yarım kalmış romanını yeniden yaşatmaya çalışırken ki süreçlerini anlatır.
Kitabı okurken kalemimin altını çizdiği cümleler kitabın adeta özeti gibi oldu.
Şunu belirtmeliyim ki Selim İleri'nin daha önce hiçbir kitabını okumadım. Ama gazete ve dergilerde yayımladığı yazıları büyük keyifle okuyordum. Artık bir kitabını okumanın zamanı gelmişti. Cumartesi Yalnızlığı'nı okumayı planlarken bu kitap yayımlandı.
İleri'nin dili gerçekten çok akıcı. Kitabı alıp bir kütüphanede kısa sürede okudum. Altı çizilecek o kadar cümle vardı ki hiç üşenmeden hepsinin altını çizdim.
Kitap bir nevi otobiyografi. Ama Selim İleri:"Anlatıcı yüzde yüz ben değilim ama otobiyografik yanı en ağır basan romanım oldu." diyerek kitabın kendi anlatıcısının olduğunu ve bir veda kitabı olmadığını belirtiyor.
İleri'nin kitapta bahsettiği eserler ve aralarında kurduğu ilişkiler o eserleri de okuma arzusu oluşturuyor. Onları kitabında adeta kendi karakterleri haline getiriyor.
Selim İleri, roman boyunca “yazmak” eyleminin geçmişiyle, kendisiyle ve edebiyatıyla bir hesaplaşma içinde olduğunu gösteriyor.
Bir çırpıda okuyacağız ve bu süreçte keyif alacağınız iki yıllık bir emeğin ürünü.