Tiranlığın kitabındaki en eski numara, kuvvetler ayrılığının sona ermesini, muhalefet partilerinin çözülmesini, ifade özgürlüğünün askıya alınmasını, adil yargılanma hakkının ortadan kaldırılmasını ve bu gibi yaptırımları gerektiren ani felaketlerin yaratılmasıdır. Sakın kanmayın.
Günümüzün otoriter toplumları da ( Hindistan, Türkiye, Rusya) bu gibi serbest derneklerin ya da sivil toplum kuruluşlarının oluşturulması fikrinden büyük bir rahatsızlık duyuyorlar.
Tiranlar ve onların ajanları tarafından belirlenen zamanlarda, birtakım alakasız konulara karşı özel bir ilgi duymakla, siyasi düzenimizin yıkılmasında rol oynamış oluruz.
Sizi bir birey yapan kendi kabiliyetinizse, bizi bir toplum yapan da ortak doğrularımızdır.Araştıran bir birey, inşa eden bir vatandaştır. Araştıran insanlardan hoşlanmayan bir lider potansiyel bir tirandır.
Günlük medyada yer alan sözcük ve cümleleri tekrar ettiğimizde, olaylara geniş bir çerçeveden bakma şansımızı yitirmiş oluyoruz. Böyle geniş bir çerçeveye ya da bakış açısına sahip olabilmek için de bol bol kitap okuyup, yeni kavramlar geliştirmeliyiz.