Ancak bilinmelidir ki, her insanın hayatı zaten kayıt altına alınıyordu. Bazıları bunun farkındaydı, bazıları ise korktukları için unutmak istemişlerdi bu gerçeği
Dünyada yaşamak, sarsıla sarsıla, ayaklar bata çıka yürümek gibidir. En önemlli özelliği, beklenmedik anlarda ansızın çıkagelen olaylardır. Bir söz, bir hastalık, bir ayrılık, bir ölüm...
Olaylar kimi zaman kasırga gibi etkiler, kimi zaman da saadece bir titreşim hissettirir insanın içinde. Allak bullak olduğunda tutunacak dallar arar. Sonra düştüğü yerden kalkar insan. Kırılan dalların yerine başka dallara tutunur. Ama en sonunda takati kesilir ve hiç bir şeye tutunamaz. İşte o zaman bir melek gelir ve insanın ruhunu tutuverir. Bu Ölüm Meleği'dir. Dünya yaşamı Ölüm Meleği' bin gelmesiyle son bulur. Son bulan dünyadaki yaşamdır; yaşamın kendisi değil.