Şunu çok iyi anlamıştım: İnsan demek, kırıklık demektir. Her türlü kırıklık. Düş kırıklığı, kalp kırıklığı. Yaşamanız gerektiğine inandığınız şeyleri yaşayamadığınızın, olmanız gereken yerde olamadığınızın, sahip olmak isteyip de olamadıklarınızın kırıklığı ve bu kırıklığın doğurduğu hüzün
Gidilmesi gerektiğini bilenlerden di Beyaz. Kavuşmak için gitmek gerektiğinin, ancak giderse kavuşacağının bilincindeydi; bu yüzden de huzurluydu. Bir yolculuğun uğrak yerinden asıl yaşayacağı yere ayak basmasına ramak kaldığında hissettiği huzur ve heyecanı duyumsuyordu tüm benliğinde. Dünyada hep garip hissetmişti kendini. Gerçek memleketinde değil de gurbette yaşamış bir insanın ruh hâli hayatını tesir altına almıştı.
Ey Kur'an' ı indiren Allahım! Kur'an' ın ve kendisine Kur' an indirilen zatın hakkı için, kalblerimizi ve kabirlerimizi iman ve Kur' an nuruyla nurlandır. Âmin, ey kendisinden istimdad edilen Müstean!
Gittiğin gece
Ev feryat etti ama sen duymadın
Kalbim sana teslim oldu
Senden sonra aklımı kaybetmeyi diledim
Canımın bildiği, sensiz ben yabancı kaldım
Yanımda yanlızca sokaklar kaldı
Senden sonra bir daha âşık olamayacağım
Artık sen yoksun
Ay' a ve aynaya son bir kez elveda
Göğüsündeki düğümlere elveda
Kalbinde kaybolduğum aşkım karşılıksız kaldı...