Ve ben, yeni izlenimler arayıcısı,
Kaçtım sizden yurdumun kıyıları
Sizlerden de, zevk avcıları,
Bir anlık dostları, uçucu gençliğin;
Ve sizler, günahlarımın sırdaşları
Kendimi aşksız feda ettiklerim,
Huzurumu çalan, ünümü, ruhumu, özgürlüğümü,
Unuttum sizleri de gizli ve
Sadakatsiz dostları altın ilkbaharımın...
Fakat iyileşmedi yine de
Kalbim eski yaralardan, aşkın derin yarasından
Hışırda, çırpın, uysal yelkenim
Dalgalan, karanlık okyanus, dalgalan.
Yayılıyor ansızın, gittikçe artan
fırtınanın dalgalandırdığı gece, öyle ki
sanki fırtına çıkmasa, kalacakmış
sıkışıp zamanın kıvrımları arasında.
Yıldızların direndikleri yer değil bitiş noktası
ve ne ormanın ortasında başlıyor,
Ne benim yüzümde,
ne de senin görüntünle.
Lambalar kekeliyorlar, habersiz:
Yoksa ışığımızla yalan mı söylemekteyiz?
Yoksa binlerce yıldan bu yana
gece mi tek gerçeğimiz...