Zamandan, öyle alelacele kaçıp giden zamandan korkuyorum. Kaçıyor mu dedim? Yok, kaçmıyor, uçmuyor da: Kayıveriyor, dağılıyor, ortadan kayboluyor, tıpkı kapalı avcundan kayıp giden kum taneleri gibi akıyor ve ardında tatsız bir boşluk duygusundan başka bir şey bırakmıyor. Ama tendeki kırışıklıkların orasına burasına nasıl kum taneleri bulaşıyorsa, bizim üzerimizde de aynı şekilde zamanın izleri kalıyor.
Çekingenlik kırılgan, son derece kırılgan bir hayat biçimidir ve kolaylıkla kırılır: Sadece hareketler değil, edilmemiş bir tebessüm, verilmemiş bir selam ve özellikle de sözcükler, kırılgan olmayan, ruhsuz ve çorak olan sözcükler de çekingenliği yaralar ve hırpalar.