öğrendiğim bir şey varsa o da sonuçları ne olursa olsun hemen yapmanın gerekliliğiydi.
öğrendiğim bir başka şey ise bir zamanlar söylenen bir şeyin doğruluğunu
hızla yitirilebileceğiydi.
...
ve geldiğin gibi gittin,
çabuk terk ettin beni,
daha önce defalarca terk etmişliğin vardı
ve paramparça olacağımı düşünmüştüm
olmadım ama
ve her seferinde dönmüştün.
şimdi kırmızı radyoyu kapattım
ve yan dairede biri kapıyı çarptı.
iddianame kesin: seni asla sokakta bulamayacağım,
telefon da asla çalmayacak ve yaşadığım sürece huzur bulamayacağım.
birçok ölümün olması
ve bunun ilk olmayışı yeterli değil;
birçok gün, belki de yıl daha
yaşayacak olmam da yeterli değil.
yeterli değil.
artık konuşmayan ölü bir hayvandan
farkı yok telefonun. konuştuğunda da
yanlış bir sesle konuşacak artık.
daha önce de bekledim ve her seferinde
kapıdan girdin. Bekleme sırası sende şimdi.
Ben gümüşüm ve tam. Hiç önyargım yok.
Ne görürsem derhal yutuyorum.
Olduğu gibi, hoşlanmışım, hoşlanmamışım fark etmiyor.
Zalim değilim ben, doğrucuyum o kadar.