Açık havadan zevk almasını o kayığın ıslak tahtalarında öğrendim, sudan ve topraktan hoşlanmanın çocukluktan, bir bostandan ya da bir meyve bahçesinden kaynaklandığını yine o kayıkta anladım. Bütün yaşam diye düşünüyordum o sabahlar, güneşin altında oynanan bir oyun gibi.
Bukowski'nin hayatının bütün dönemlerinden şiirler barındıran kitabı. İyi bir Bukowski okuru iseniz Ekmek Arası , Kadınlar gibi kitaplarını okuduysanız bahsettiği olayların şiir versiyonlarını bu kitapta bulabilirsiniz. Benim okurken en keyif aldığım şey diğer kitapları ile paralellik kurup hangisini kime yazmış veya hangi kitabında geçen olay olduğunu tahmin etmek oldu.
En beğendiğim şiiri de Jane'e yazdığı oldu. Sevgisini ve kaybedişini öyle sıradan, basit ama aynı zamanda da derinden etkileyen bir şekilde yazmış ki her dizesinde onun hislerini hissedebildim.
sevginin hayattan daha büyük olduğunu söyleyemezsin, benimle aynı şilteye uzanıp, "seni seviyorum," diyemezsin
çünkü-
sigaramız bitti ve sevgimiz bitti ve aküm bitmek üzere ve kemiklerim sızlıyor
ve Lorca öldü ve
Neruda öldü ve kestane gözlü İsa
tırnakları kirli küçük insanlar tarafından
zıpkınlandı bir balık gibi.
şarabımız bitti, sevgimiz bitti, talihimiz bitti.
ve sen hiçbir şey söyleyemezsin bana.