Hidayet

Acı, hem bedensel hem de ruhsal alan­ da iz bırakan sosyoekonomik çarpıklıkları yansıtır. Aşırı miktar­larda yazılan ağrı kesiciler acıya yol açan toplumsal koşulların üzerini örter. Sadece ve sadece tıp ve eczacılık alanlarına aktarıl­ması acının bir dil, ve sonra bir eleştiri haline gelmesini engeller. Acının elinden nesnelliği, dahası toplumsallık niteliklerini alır. Palyatif toplum, ilaçlar ya da medya yoluyla oluşan duyarsızlık sayesinde eleştiriye karşı bağışıklık kazanır. Sosyal medya ve bilgisayar oyunları da anestezikler gibi etki gösterir. Toplumsal sürekli anestezi, bilgi ve düşünmeyi engeller, hakikati baskılar. Adorno Negatif Diyalektik'te şöyle yazar: "Istıraba ses verme ih­tiyacı, bütün hakikatlerin önkoşuludur. Çünkü ıstırap, öznenin omuzlarına binen nesnelliktir; öznenin en öznel unsuru olarak deneyimlediği ifadesi, nesnellik üzerinden dolayımlanmıştır."
Duygu ve Düşünce
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İktidarın yeni formülü "mutlu ol" dur. Mutluluğun olumluluğu acının olumsuzluğunu yerinden eder. Olumlu bir duygusal ser­maye olarak mutluluk kesintisiz bir performans yetisi sağlamak durumundadır. Kendini motive ve optimize etme uğraşları neo­liberal mutluluk dispozitifini* oldukça verimli kılar, çünkü ikti­darın fazladan bir çaba göstermesine gerek kalmaz. Bağımlı ki­şi bağımlılığının farkında bile değildir. Kendini özgür sanır. Hiç­ bir dış baskı olmaksızın kendini gerçekleştirmekte olduğu inancıyla kendini kendi isteğiyle sömürür. Özgürlük baskılanmaz, sö­mürülür. "Özgür ol", "itaatkar ol" dan daha yıkıcı bir zorlama yaratır.
Hayat
Tanıdık Geldi
Neoliberal performans toplumunda emir, yasak ya da ceza­landırma gibi olumsuzluklar yerlerini motivasyon, kendini opti­mize etme ve kendini gerçekleştirme gibi olumluluklara bırakır.Disipline edici mekanların yerini huzur verici alanlar alır. Acı güç ve iktidarla tüm ilişkisini yitirir. Tıbbi bir sorun olarak siya­setten arındırılır.
Hayat
Beğenilirlik kültürünün birden çok nedeni vardır. Öncelikle kül­türün ekonomikleştirilmesi ve metalaştırılmasına dayanır. Kültür ürünleri giderek daha büyük oranda tüketimin baskısı altına gi­rer. Tüketilebilecek, yani beğenilir bir şekil almak zorunda kalır­lar. Kültürün ekonomikleşmesi ekonominin kültürleşmesiyle pa­ralel olarak gider. Tüketim ürünleri kültürel bir artı değer kaza­nır. Kültürel, estetik bir deneyim vaad ederler.
Kitap Alıntısı
Instagramlanabilir hayat
alyatif toplum aynı zamanda bir "beğendim" toplumudur da. Bir beğeni çılgınlığına kapılmıştır. Her şey beğeni kazanana kadar düzleştirilir. "Like" günümüzün imi, hatta ağrı kesicisidir. Sadece sosyal medyaya değil, kültürün bütün alanlarına hakim­ dir. Sadece sanat değil, bizzat hayat instagramlanabilir olmak durumundadır; yani acı verebilecek keskin kenarlar, uçlar, çatış­malar, çelişkiler giderilmiş olmalıdır. Acının arındırıcı olduğu unutulur. Acı katartik bir etki gösterir. Beğeni kültürü katharsis imkanından yoksundur. Bu da insanların beğeni kültürünün yü­zeyi altında biriken olumluluk cürufunda boğulmasına yol açar.
Alıntı