İnsanlar kelimeleri icat ettiğinden beri hisleriyle konuşmayı unuttu. En büyük ayrıcalığımız zannettiğimiz dil birbirimizi anlamamıza asla yetmedi, bir ağacı dahi dinleyebilecegimiz hislerimiz böyle köreldi...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Voodoo büyülerinden amazon şamanlarinin ceset asma ayinlerine kadar uzanan kayitdisi ilimleri bildiğimiz kitaplar asla yazmadı, hiçbir okul öğretmedi ve biz kavrayissiz diplomalar aldık. Bu ağaç dediler, bu taş, bu da ekmek... Hepsi için birer hikaye uydurdular. Öğrendiğimizi zannederken unutturdular, aklımızın, şuurumuzun ve bilincimizin muhteşem senkronizasyonuna izin vermediler. Sonra ne oldu? İnsanlar hastalandı,İnsanlar savaştı, insanlar yalnızlasti ve sonunda tümü birden bağlanmış atlar gibi huysuzlasti. İnsan düştükçe doğa düştü, dünya düştü, gökyüzündeki melekler düştü.
Kala kala aksak bir yaşam kaldı, o da düşerse hayat düşecek.