Mehmet Mollaosmanoğlu

Mehmet Mollaosmanoğlu

Yazar
8.2/10
113 Kişi
·
234
Okunma
·
17
Beğeni
·
2814
Gösterim
Adı:
Mehmet Mollaosmanoğlu
Unvan:
Yazar ve İnşaat Mühendisi.
Doğum:
Alanya, Türkiye, 1960
Alanyada doğdu. İlk ve ortaöğretimini de aynı şehirde tamamladı. 1983 yılında Akdeniz Üniversitesi Isparta Mühendislik Fakültesini (Şimdi SDÜ) bitirdi. Ardından bir süre İstanbul Belediyesinde kontrol mühendisi olarak çalıştı. Askerlikten sonra Alanyaya dönerek kendi işyerini kurdu. Antalya bölgesinde mimarlık ve mühendislik dallarında pek çok esere imza atmış olan Mollaosmanoglu 2000 yılında roman yazmaya başladı. İlk eseri olan Ataerkili 2007 de yayımladı. Tanınırlığı ikinci romanı Ata Mezarlığı ile arttı. Şimdi mesleği olan İnşaat Mühendisliği ile yazarlığı beraber yürütüyor. Ressam Seher Mollaosmanoğlu ile evli yazarın Servet ve Ateş adında iki oğlu var.
304 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Sevgisiz büyümüş ve içinde kötülük büyütmüş taş çiçeği Talaytay. Kendisini herhangi bir yere ait hissetmeyen sadece kafasına göre yaşayan bir genç adam ve Tennure. Tennure hayatını baştan yaratan ona kim olduğunu veren çirkin ama talaytay gibi kötü, özgüven sahibi kadın.
Olay bir tüp içerisinde bulunan sperm ve yumurta hücresinin 40 yıllık serüveni. İran da başlayan Türkiye de devam eden bir hikaye. Taşıyıcı anneler onlardan doğan çocuklar. Farklı bir kurgu şans verilip okunulasi bir kitap.
496 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Kitap ata serisinin 2. Kitabiymis ben bilmeden başlamış oldum seriye yazarin daha önce başka bir kitabını okumuştum ve çok beğenmiştim başka bir kitabını daha okumak ve farklı denizlere yelken açmak istedim. Yazar Türk yazarlarında bilimkurgu türünde gayet etkin olabileceğini göstermiştir. Kurgusu, akıcıligi gerçekten çok iyiydi. Okurken kahramanımız mimar Engin ve arkadaşlarının yaşadıklarına vay be dedim çoğu yerde. Alanya da başlayıp Bolivya da biten kadim inanislarin ve mudehalelerle yaşanan farklı bir kurgu içinde buluyorsunuz kendinizi ve merakla okumaya devam ediyorsunuz. Kitap önerimdir okuyun ve tanışın Mehmet mollaosmanoglu yla.
448 syf.
·Beğendi·9/10
Kendisiyle bu kitap ile tanıştığım ve bir çok saygı değer sanatçı gibi daha sonradan hak ettiği değeri görecek yazarın en önemli kitabıdır.

Sizi üstün ırk temasına sokmadan Türk mitolojisinin de değerli bir konu olduğunu öğreten ve bunu güzel bir kurguyla serüvene sürükleyen bir yapıt.
304 syf.
·11 günde·9/10
Kitap güzel okurken sıkılmadım akıcı bir dili var konusu ilginçti bir gencin bir köyde yaşadığı 1 yılı anlatıyor aslında o bir yıl rüyaymış bir şamanın büyüsündeymiş daha sonra uyandıyor ve o şamanla işbirliği yapıyor okunabilecek bir kitap
304 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
Kitabın 269. sayfasına kadar çok iyi bir kurguyla ilerledi ama sonrasında ters köşe yaparcasına farklı bir bakış açısıyla son kısım tamamlandı; kötü müydü, kötü bir sıçrama değildi. Ama bu şekilde bitirmesi farklı olmuş.
Kitap bir birinden farklı zaman içerinde geçen olayları bir birine bağlıyor. Farklı inanışlara sahip bir köyde öldürülen 3 genç ve yıllar sonrasında bunların reenkarnasyonları baraj inşaatı sebebiyle Pınarbaşı köyünde bir araya geliyorlar. Bir birlerini tanıdıktan sonra akılda kalan soruları çözmeye çalışıyorlar da bir çok soru yanıtsız kalıyor.
1.si ya Şamanist inançlara sahip bir köy bu kadar mı karalanır! İnsanları kötü, toprağı kötü, havası kötü, illegal şeyler yapılıyor ama yapılan bu illegal şeyler nedir açıklanmıyor. Toprağı, doğayı kirletmemek adına ölülerini akbabalara yediren düşünceli insanlar. Sırf Ata dinlerine inanıyorlar diye bu kadar vurulmaz...
2.si neden vuruldu bu çocuklar köyde bir şey görmediler bağıran bir kaç kızın bağırtısı yüzünden mi sorgusuz infaz edildiler bu tam anlatılmamış "çavdar başaklarınının hasatı" denilip geçiştirilmiş.
3.sü yani Susuzkaya ya öyle illegallikler atanmadan da bu hikaye başlardaki mistik havasıyla devam ettirilebilirdi. Ortaya çıkan hırpani cüce köydeki cehennem kayası farklı bir hikaye olarak sürdürülebilirdi. Yani devlet ve arkasındaki gizli güçler denilen bir hikaye bu fantastik atmosfere bana göre uymamış.

Yine yazarın uzun cümlelerinden bir kaçını ve gereksiz uzatılan sevgili paragraflarını atlayarak okudum ama bu kitabın yada yazarın kötü olduğunu asla göstermiyor, tarzı bu alıştım o kadar kitabından sonra :)
Bana göre güzel zevkle okunacak, Toraslar da size köy havası aldıracak, fantastik hikayesiyle heyecanlandıracak bir romandı.
326 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
uzun zamandır böyle saran bir roman okumamıştım. Çok güzel bir anlatış. tasvir var. Konu değişik benim sevdiğim korku kalıplarının dışında hatta korku bile değil fantastik demek daha doğru.
İlk önce kitap elime ulaştığında bana klasik ilk okul lise ders kitaplarını hatırlattı; hatta hatırlattı bir yana o sayfa kokusuyla şekliyle yaşattı desek daha doğru olur. Şimdiye kadar okuduğum gördüğüm roman kitabı ebatlarından farklı sanki inkılap bilgisi yada daha eskiye gidersek hayat bilgisi kitabı gibi dış şekli yapısı var ama içerik gerçekten güzel.
Birde başta kahramanın adı "Ferruh" ve diğer bazı kahraman adları garip gelse de ilerleyen zamanda alıştım, sonuçta mühim olan içerik.
Yazar 2000 yıl öncesiyle günümüz Silifke sini gözünüzde canlandıracak şekilde betimliyor. Lakin yine sonu alelacele bağlanmış olması beni üzdü. Boğa yı öldürme olayı bu kadar mı kolaydı, tamam sembolik olması na değinildi ama daha özümsenerek olabilirdi. Birde son karşılaşmada sayfalar öncesinden böyle olacağını bilmiştim dedirttiriyor ki demiştim.
Yinede başarılı okunulası yaşanılası ve geçmişten gelen hatıralarla koklanılası bir kitap.
360 syf.
·9 günde·Beğendi·7/10
Evren yansır, evet evren yansır ve yine sen kendini görürsün o yansımada, neysen O'sun dur.
Isparta' da Emine Ateşoğlu adlı avukatın gelincik ana efsanesi ile iç içe geçmiş hikayesinin geçtiği romanda adalet kavramını, dünyanın adaleti ve evrenin adaleti olarak nasıl ayrıldığını; yine adaleti uygulayanların kendine göre olan adalet anlayışının anlatıldığı, aşkın, ihanetin, doğa üstü olayların, cinayetlerin ve yine uzun cümlelerin romanı.
Sürükleyici bir yapısı var, adalet kavramını ve adaletsizliği sorgulatıyor. Doğa üstü bir olayla sarmallanmış hikayede belirli ritüellerle öldürülen insanlar sayesinde başka bir boyuta giden kapı açılıyor ama ne işe yarıyor hikayeye katkısı nedir? çok şey değil. Hele ki son bölüm tamamen gereksiz tüm hikayenin özetini yaptırmış yer doldurmak için uzatılmış gibi. Çocuğun doğumuyla bitirilebilirdi.
Yinede güzel.
304 syf.
·Beğendi·9/10
Bazı sofralarda rakı olmaz,meze olmaz sadece votka olur.Davetiye beklemeden,şerefe demeden.İlk yudum ağız içini yakar,boğazındaki ilerleyişini hisseder durursun... Bu kitap da daha ilk kelimelerle yakıp kavurdu.Sonra onun sıcaklık derecesini normalin üzerinde olduğunu anlıyorsun,zaman zaman dayanılmaz hale gelse bile. Tehlikeli ve vahşi bir genç.Daha ne yapacak sorusunu sormadan yeni olaylar,hayret dolu bakışlar...
1000kitap'a daha bir kaç saat oldu kayıt olalı.Okuduğum kitaplarla ilgili yorum yazmak istedim,hangisinden başlasam diye karar kılmaya beni UMUT ÇALIŞAN'ın yorumu tetikledi.Teşekkürler Umut bey
304 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Önyargıyla yaklaşıp başladığım bir kitaptı. Hele ki kitabın başlarında ufak ufak korkutması beni kitaba bağlayan faktör oldu gerçekten. Kitapta çok fazla olay örgüsü var ve okurken parçaları birleştirmeye çalışmak kitabı sevdiren ve elden bırakmamayı sağlayan sebep oldu benim için. Mutlaka okunması gereken ve şamanizm etrafında dönen ve bilgilendirici gayet güzel bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet Mollaosmanoğlu
Unvan:
Yazar ve İnşaat Mühendisi.
Doğum:
Alanya, Türkiye, 1960
Alanyada doğdu. İlk ve ortaöğretimini de aynı şehirde tamamladı. 1983 yılında Akdeniz Üniversitesi Isparta Mühendislik Fakültesini (Şimdi SDÜ) bitirdi. Ardından bir süre İstanbul Belediyesinde kontrol mühendisi olarak çalıştı. Askerlikten sonra Alanyaya dönerek kendi işyerini kurdu. Antalya bölgesinde mimarlık ve mühendislik dallarında pek çok esere imza atmış olan Mollaosmanoglu 2000 yılında roman yazmaya başladı. İlk eseri olan Ataerkili 2007 de yayımladı. Tanınırlığı ikinci romanı Ata Mezarlığı ile arttı. Şimdi mesleği olan İnşaat Mühendisliği ile yazarlığı beraber yürütüyor. Ressam Seher Mollaosmanoğlu ile evli yazarın Servet ve Ateş adında iki oğlu var.

Yazar istatistikleri

  • 17 okur beğendi.
  • 234 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 105 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.