8,2/10  (5 Oy) · 
7 okunma  · 
3 beğeni  · 
1.007 gösterim
Kaos Kuramı'ndan yola çıkan yazar ,
'Çin'de Kanat çırpan bir kelebek ABD'de fırtınaya neden olabilir.'

Temalı kelebek etkisi modellemesini örnek alır ve eserlerinde genellikle yeryüzünün herhangi bir köşesinde herhangi bir zamanda ortya çıkmış bir olgun bir başka yer ve zamandaki muhtemel en kaotik sonucunu kurgulayarak hikayeleştirme yoluna gider.

Talaytaytan adlı bu eserde de, İran Şahlığı döneminde cereyan etmiş bazı saray aşk entrikalarıyla, Şah Pehlevi'ye karşı orduyu, polisi ve yargıyı ele geçirmek için örgütlenen Batmi tarikatlarından Bahailik Hareketini geri planda işleyerek bu karmaşık olayların 60 yıl sonra Türkiye'de 19 yaşındaki Talaytay adlı delikanlının hayatını nasıl değiştirdiğini anlatmaktadır.

Talaytay bir zakkum misali olağanüstü yakışıklı, o kadar da kötü bir gençti ve Beyoğlu'nun arka sokaklarını mesken edinmişti. Ve bir gün hayatına 55 yaşında Tennure adlı tuhaf bir kadın girdi. Menekşe rengi gözleri.Talaytay'ın hiç görmediği kadar iri ve büyüktü.
Kıbrıs Adası'nın sivri çıkıntısından farksız burnu i bir anda etrefa milyonlarca hamam böceği püskürtecekmiş gibi duran kocaman ağzı , kemik torbasına benzeyen esmer yüzü, maalesef o haşmetli gözleri bir anda mezarlık gülüne döndürüveriyordu.

O evrenin en ÇİRKİN kadınıydı.
Talaytay, Tennure'ye tutuldu... Oysa kadının derdi başkaydı.
İran Sarayı'nda yalanmış TEHLİKELİ bir aşkın ürünü olan, prenses Süreyya İsfendiyarı Bahtiyar ile Saray Doktoru Ayadi'nin sırlara karışmış çocuğunun izini sürüyordu. Talaytay'dan öyle bir talepte bulundu ki, Delikanlı yaşamın en acımasız yüzüyle karşı karşıya kaldı.
Dünyanın en tuhaf aşkına ve en garip hikayesine buyurun şimdi...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2015
  • Sayfa Sayısı:
    304
  • ISBN:
    9789759966737
  • Yayınevi:
    Profil Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Nina 
28 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bazı sofralarda rakı olmaz,meze olmaz sadece votka olur.Davetiye beklemeden,şerefe demeden.İlk yudum ağız içini yakar,boğazındaki ilerleyişini hisseder durursun... Bu kitap da daha ilk kelimelerle yakıp kavurdu.Sonra onun sıcaklık derecesini normalin üzerinde olduğunu anlıyorsun,zaman zaman dayanılmaz hale gelse bile. Tehlikeli ve vahşi bir genç.Daha ne yapacak sorusunu sormadan yeni olaylar,hayret dolu bakışlar...
1000kitap'a daha bir kaç saat oldu kayıt olalı.Okuduğum kitaplarla ilgili yorum yazmak istedim,hangisinden başlasam diye karar kılmaya beni UMUT ÇALIŞAN'ın yorumu tetikledi.Teşekkürler Umut bey

Umut Çalışan 
02 Şub 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Evet karakterimizin adı Talaytay. Daha sonradan şeytan isminin -tan eki eklenerek Talaytaytan lakabını almış. Kendisi ailesi ile yıldızı bir türlü barışmamış hem sosyopat hem de pyromanyak, 19 yaşında bir delikanlı. Bu yaşına kadar kimseyi takmadan, sevgi görmeden, sevgi göstermeden büyüyen Talaytay'ın hayatı, kendisinden hamile kalmak istediğini söyleyen Tennure ile değişik. Tennure son derece çirkin bir kadın olmasına rağmen, içindeki kötülük, hırs, özgüven gibi özellikleri Talaytaytan'ı etkiler.

Bu kitapta da yazarın kendine has dili dikkat çekiyor. Sıkça kullanılan tevettür, tekamül gibi kelimelerin yanı sıra mühimsemek, alakalanmak gibi kelimeler kullanılmış. Beyoğlu'nun arka sokaklarında geçen kısımlarda argo kullanımının sınırları zorlanmış.

Kurgu yine güzel olmakla beraber bu sefer işin macera dozu biraz eksik kalmış. Mezesi eksik rakı sofrası gibi. Ancak yazarın, sevgi, sadakat, kötülüğün doğası, dinler üstü mistik kavramlar noktasındaki dokunuşları enfes. Tek sıkıntı daha öncede söylediğim gibi günlük kullanımdaki kelimelerle değil, kendi lügatındaki kelimelerle anlatıyor olması. Ben okur sayısının artmasının önündeki engellerden birinin bu olduğunu düşünüyorum.

Kitaptan 5 Alıntı

Umut Çalışan 
02 Şub 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Eğer birisini koşulsuz seversen, art niyetsiz, saf, hatta zamansız - mekansız, annen gibi, evladın gibi... Hiç kuşkun olmasın, bir gün sevgin, sevdiğini koluna takar sana getirir.

Talaytaytan, Mehmet Mollaosmanoğlu (Sayfa 158)Talaytaytan, Mehmet Mollaosmanoğlu (Sayfa 158)
Umut Çalışan 
24 Ara 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

"Herkesin bir gideni vardır, içinden bir türlü uğurlayamadığı..." demiş T. Uyar. Arkadaşlar, dostlar, akrabalar, sevgililer... gidiyor tabii. Zaman öğütüyor ilişkileri. Olgun bir beyinle, kalender bir yürek kaldı zannediyorsun geride, oysa gün geliyor anlıyorsun ki gidenlerden birisi sessizce kapatmış gönül kapını. Ve sen ilişkilerini, dostluklarını farkında olmadan yalnızca aklınla yaşamaya başlamışsın. Anlayamadığın ise, aslında bütün değilsin artık, yarım kalmışsın, eksiğe düşmüşsün, kusura bakma ama biraz da kalpsiz olmuşsun.

Talaytaytan, Mehmet MollaosmanoğluTalaytaytan, Mehmet Mollaosmanoğlu
seaport 
06 Mar 2015 · Kitabı okudu · 4/10 puan

Hayat bu, çok köşeli, seçim yapma becerisi gösteremiyorsan köşeler yokuş yollara çeviriyor yönünü...

Talaytaytan, Mehmet Mollaosmanoğlu (Sayfa 139)Talaytaytan, Mehmet Mollaosmanoğlu (Sayfa 139)
Cansu 
11 Şub 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Olayların kişiler üzerindeki etkisi pek hesap edilmez. Katil neden katildir? Acımasız bir psikopatı bu hale getiren nedir? Hırçın bir delikanlının geçmişinde hangi olay vardır? Kötülük genetik midir, çevrenin ve olayların sonucu mudur? Sor dur... Soran yok tabii...

Talaytaytan, Mehmet Mollaosmanoğlu (Sayfa 11)Talaytaytan, Mehmet Mollaosmanoğlu (Sayfa 11)
Cansu 
11 Şub 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Hayata 360 derece bakmak zordur, 180 derecede de yaşam mis gibi sürüp gidiyor sonuçta.

Talaytaytan, Mehmet Mollaosmanoğlu (Sayfa 11)Talaytaytan, Mehmet Mollaosmanoğlu (Sayfa 11)