Adı:
Talaytaytan
Baskı tarihi:
Ocak 2015
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759966737
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Profil Yayıncılık
Kaos Kuramı'ndan yola çıkan yazar ,
'Çin'de Kanat çırpan bir kelebek ABD'de fırtınaya neden olabilir.'

Temalı kelebek etkisi modellemesini örnek alır ve eserlerinde genellikle yeryüzünün herhangi bir köşesinde herhangi bir zamanda ortya çıkmış bir olgun bir başka yer ve zamandaki muhtemel en kaotik sonucunu kurgulayarak hikayeleştirme yoluna gider.

Talaytaytan adlı bu eserde de, İran Şahlığı döneminde cereyan etmiş bazı saray aşk entrikalarıyla, Şah Pehlevi'ye karşı orduyu, polisi ve yargıyı ele geçirmek için örgütlenen Batmi tarikatlarından Bahailik Hareketini geri planda işleyerek bu karmaşık olayların 60 yıl sonra Türkiye'de 19 yaşındaki Talaytay adlı delikanlının hayatını nasıl değiştirdiğini anlatmaktadır.

Talaytay bir zakkum misali olağanüstü yakışıklı, o kadar da kötü bir gençti ve Beyoğlu'nun arka sokaklarını mesken edinmişti. Ve bir gün hayatına 55 yaşında Tennure adlı tuhaf bir kadın girdi. Menekşe rengi gözleri.Talaytay'ın hiç görmediği kadar iri ve büyüktü.
Kıbrıs Adası'nın sivri çıkıntısından farksız burnu i bir anda etrefa milyonlarca hamam böceği püskürtecekmiş gibi duran kocaman ağzı , kemik torbasına benzeyen esmer yüzü, maalesef o haşmetli gözleri bir anda mezarlık gülüne döndürüveriyordu.

O evrenin en ÇİRKİN kadınıydı.
Talaytay, Tennure'ye tutuldu... Oysa kadının derdi başkaydı.
İran Sarayı'nda yalanmış TEHLİKELİ bir aşkın ürünü olan, prenses Süreyya İsfendiyarı Bahtiyar ile Saray Doktoru Ayadi'nin sırlara karışmış çocuğunun izini sürüyordu. Talaytay'dan öyle bir talepte bulundu ki, Delikanlı yaşamın en acımasız yüzüyle karşı karşıya kaldı.
Dünyanın en tuhaf aşkına ve en garip hikayesine buyurun şimdi...
(Tanıtım Bülteninden)
Bazı sofralarda rakı olmaz,meze olmaz sadece votka olur.Davetiye beklemeden,şerefe demeden.İlk yudum ağız içini yakar,boğazındaki ilerleyişini hisseder durursun... Bu kitap da daha ilk kelimelerle yakıp kavurdu.Sonra onun sıcaklık derecesini normalin üzerinde olduğunu anlıyorsun,zaman zaman dayanılmaz hale gelse bile. Tehlikeli ve vahşi bir genç.Daha ne yapacak sorusunu sormadan yeni olaylar,hayret dolu bakışlar...
1000kitap'a daha bir kaç saat oldu kayıt olalı.Okuduğum kitaplarla ilgili yorum yazmak istedim,hangisinden başlasam diye karar kılmaya beni UMUT ÇALIŞAN'ın yorumu tetikledi.Teşekkürler Umut bey
Evet karakterimizin adı Talaytay. Daha sonradan şeytan isminin -tan eki eklenerek Talaytaytan lakabını almış. Kendisi ailesi ile yıldızı bir türlü barışmamış hem sosyopat hem de pyromanyak, 19 yaşında bir delikanlı. Bu yaşına kadar kimseyi takmadan, sevgi görmeden, sevgi göstermeden büyüyen Talaytay'ın hayatı, kendisinden hamile kalmak istediğini söyleyen Tennure ile değişik. Tennure son derece çirkin bir kadın olmasına rağmen, içindeki kötülük, hırs, özgüven gibi özellikleri Talaytaytan'ı etkiler.

Bu kitapta da yazarın kendine has dili dikkat çekiyor. Sıkça kullanılan tevettür, tekamül gibi kelimelerin yanı sıra mühimsemek, alakalanmak gibi kelimeler kullanılmış. Beyoğlu'nun arka sokaklarında geçen kısımlarda argo kullanımının sınırları zorlanmış.

Kurgu yine güzel olmakla beraber bu sefer işin macera dozu biraz eksik kalmış. Mezesi eksik rakı sofrası gibi. Ancak yazarın, sevgi, sadakat, kötülüğün doğası, dinler üstü mistik kavramlar noktasındaki dokunuşları enfes. Tek sıkıntı daha öncede söylediğim gibi günlük kullanımdaki kelimelerle değil, kendi lügatındaki kelimelerle anlatıyor olması. Ben okur sayısının artmasının önündeki engellerden birinin bu olduğunu düşünüyorum.
"Dindarlar Tanrıya taptığını zannederken aslında paraya tapıyordu. Seçilmişler ve diktatörler devleti yönettiğini zannederken parayı yönetiyordu. Millet, vekilini seçtiğini zannederken vekil, paraya hizmet etmeye başlıyordu. Ne mikroptu şu para, ne şirret, ne kötü...Şeytan...Deccal..."
"Sevilen tek kişinin mutluluğu, nefret duyulan binlerce kişinin mutsuzluğundan daha etkili bir duygudur."
Eğer birisini koşulsuz seversen, art niyetsiz, saf, hatta zamansız - mekansız, annen gibi, evladın gibi... Hiç kuşkun olmasın, bir gün sevgin, sevdiğini koluna takar sana getirir.
"Mirası reddetme imkânı yoktur, büyük bir kısmı doğarken konuyor bedene bir kısmı da yaşadığı çevrede biçimleniyor. Evet, yasak meyve denen şeyin gözle görülmez minicik bir gen olduğunu fark edemedi insanoğlu, hep Havva'nın bir elma dişlediğini zannetti!"
Hayat bu, çok köşeli, seçim yapma becerisi gösteremiyorsan köşeler yokuş yollara çeviriyor yönünü...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Talaytaytan
Baskı tarihi:
Ocak 2015
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759966737
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Profil Yayıncılık
Kaos Kuramı'ndan yola çıkan yazar ,
'Çin'de Kanat çırpan bir kelebek ABD'de fırtınaya neden olabilir.'

Temalı kelebek etkisi modellemesini örnek alır ve eserlerinde genellikle yeryüzünün herhangi bir köşesinde herhangi bir zamanda ortya çıkmış bir olgun bir başka yer ve zamandaki muhtemel en kaotik sonucunu kurgulayarak hikayeleştirme yoluna gider.

Talaytaytan adlı bu eserde de, İran Şahlığı döneminde cereyan etmiş bazı saray aşk entrikalarıyla, Şah Pehlevi'ye karşı orduyu, polisi ve yargıyı ele geçirmek için örgütlenen Batmi tarikatlarından Bahailik Hareketini geri planda işleyerek bu karmaşık olayların 60 yıl sonra Türkiye'de 19 yaşındaki Talaytay adlı delikanlının hayatını nasıl değiştirdiğini anlatmaktadır.

Talaytay bir zakkum misali olağanüstü yakışıklı, o kadar da kötü bir gençti ve Beyoğlu'nun arka sokaklarını mesken edinmişti. Ve bir gün hayatına 55 yaşında Tennure adlı tuhaf bir kadın girdi. Menekşe rengi gözleri.Talaytay'ın hiç görmediği kadar iri ve büyüktü.
Kıbrıs Adası'nın sivri çıkıntısından farksız burnu i bir anda etrefa milyonlarca hamam böceği püskürtecekmiş gibi duran kocaman ağzı , kemik torbasına benzeyen esmer yüzü, maalesef o haşmetli gözleri bir anda mezarlık gülüne döndürüveriyordu.

O evrenin en ÇİRKİN kadınıydı.
Talaytay, Tennure'ye tutuldu... Oysa kadının derdi başkaydı.
İran Sarayı'nda yalanmış TEHLİKELİ bir aşkın ürünü olan, prenses Süreyya İsfendiyarı Bahtiyar ile Saray Doktoru Ayadi'nin sırlara karışmış çocuğunun izini sürüyordu. Talaytay'dan öyle bir talepte bulundu ki, Delikanlı yaşamın en acımasız yüzüyle karşı karşıya kaldı.
Dünyanın en tuhaf aşkına ve en garip hikayesine buyurun şimdi...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Bade ϜϓſϞ
  • ercan özdemir
  • gökmen kılıçoğlu
  • Giz
  • Karaca
  • Cansu
  • burcu aykutalp
  • Fatma Yılmaz
  • Nina
  • seaport

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (3)
9
%11.1 (1)
8
%33.3 (3)
7
%11.1 (1)
6
%0
5
%0
4
%11.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0