“Balıkçı ve Oğlu”, günümüzün en büyük insanlık sorunlarından biri olan mülteci krizini, bir Ege kasabasındaki balıkçı ailesinin dramı üzerinden anlatıyor. Hem sarsıcı hem umut veren bir hikâye.
Livaneli, yalın ama etkileyici bir dille, büyük sosyal meselelere bireylerin gözünden bakıyor. Hikâye sade gibi görünse de arka planda çok güçlü bir insani çağrı var. Kitap kısa ama çok derin; her satırı düşündürüyor.
Kitaptan bir kaç alıntı;
İnsanlığın her anlamda can çekiştiği bir noktadayız.
Zaten dünyayı erkekler bozar, savaş çıkarır, felaketlere neden olur, kadınlar ise hayatı devam ettirir, yaraları sararlar...
Keşke insanlar da yunuslar kadar iyi olsaydı.
Daha önceki çağlarda köleler ayaklarındaki prangadan köle olduklarını anlıyordu. Modern köleler ise kendini özgür sanıyor, çünkü beynine geçirilmiş prangaları göremiyor.
Kısmet işte , kısmetten öte yol yok ..