Gerçek sevgi insanı kestirmeden daima kendine getirirdi. Bu yüzden sevilmeye muhtaçtı insanlar,çünkü kendilerine gidebildikleri en kısa yoldu sevgi,kendilerini bulabildikleri tek memleketti.
Sevgisizlik resmen bir hastalıktı,henüz tıp dünyasında adı konmamış,insanlığı bozan,yıpratan,dünyayı cehenneme dönüştüren bir hastalıktı ve belki de bulaşıcıydı.
Hayatın en verimli terapilerinden biri acıyı paylaşmak değil miydi?
Hayat,acı ve sevginin zıtlığında yaşanan bir ikilemde çalışan denklem gibiydi. Acılar paylaşılarak azalır,sevgi paylaşılarak çoğalırdı,hayatın temelinde daima paylaşmak vardı. Cennet ancak paylaşılarak kurulabilecek en güzel yer değil miydi ?