Atatürk dinle ile ilgili görüşlerini aslında açık bir biçimde ortaya koymuştu: "Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkan yoktur yalnız şurası vardır ki din Allah ile kul arasındaki bağlılıktır. Softa sınıfın din simsarlığına müsaade edilmemelidir. Dinden maddi menfaat temin edenler iğrenç kimselerdir işte biz bu vaziyete karşıyız ve buna izin vermiyoruz. Bu gibi din ticaret yapan insanlar saf ve masum halkımızı aldatmışlardır. Bizim ve sizlerin asıl mücadele edeceğimiz ve ettiğimiz bu kimselerdir. Hangi şey ki akla mantığa halkın menfaatine uygundur; biliniz ki o bizim dinimizde uygundur. Eğer Bizim dinimiz aklın mantığın uyduğu bir din olmasaydı mükemmel olmazdı son din olmazdı."
Tarih boyunca hemen tüm devrimciler din ile değil ama bir kısım din adamları ile karşı karşıya gelmişlerdir. Çünkü eski düzenleri çıkarları bütünleşmiş olan bir din adamları kesimi köklü değişimlere hep karşı çıkmış, dini bir siyasal amaç için kullanarak kitleleri etkilemeye çalışmışlardır kendilerinin etkisini ve ağırlığını azaltacak her girişimi de "dinsizlik" olarak nitelendirmekten çekinmemişlerdir...