Zaman geçtikçe, birlikte yaşarken ve genetik değişimler olurken, vicdanlarımızı giderek damarlarımızda dolaşan kanın rengini ve gözyaşlarımızın tuzuna buladık, bu da yetmiyormuş gibi, gözlerimizi içimizi gören bir araya dönüştürdük, sonuçta gözlerimiz, ağzımızla inkar etmeye çalıştığımız şeyleri çoğu zaman hiç çekincesiz gözler önüne serer hale geldi.