"Abdullah bin Ömer (r.a)' den rivayetle:' Ben öyle bir zaman diliminde yaşadım ki, bu zamanda bizden her biri Kur'ân nazil olmadan önce iman ile şerefleniyordu. Daha sonra Kur'ân sûrelerini Hz. Muhammed (s.a.v)'e nâzîl oluyor, biz de helal ve haramını, onlardan dikkat edip riâyet etmemiz gereken her şeyi öğreniyorduk. Sonra zaman geçti ve ben öyle insanlara rastladım ki, onlara imân nasip olmadan evvel Kur'ân nâzil olmuştur. O da kitabın ilk sûresi Fatihâ'dan başlayıp sonuna kadar okuyuyorda kendisine neyi emrediyor, neden nehyediyor, neye dikkat edip neye riâyet etmesi gerekiyor, bunu bilmiyor. Oda öğrendiklerini kötü hurma dağıtır gibi dağıtmaktadır.'
[Tâberânî, el-Mu'cemu'l-Evsat] "