Usta Yi bana sordu: "Hayatınızdaki size en yakın kişi, yaptıklarıyla bazen sizi şaşırtabiliyor mu?" Biraz düşündüm ve evet dedim; birlikte olduğum kişi ara ara hâlâ beni şaşırtabiliyordu. "Peki, size en yakın diğer insanlar -onlar da sizi, yaptıklarıyla ya da söyledikleriyle şaşırtıyor mu?" diye devam etti. Yine evet dedim; ailem ya da yıllardır tanıdığım arkadaşlarım bile bazen beklemediğim şeyler yapıyordu. Usta bana
bakıp sordu: "O halde, hiç tanımadığınız ya da anlamadığınız, size tamamen yabancı insanların davranışlarına neden bu kadar şaşırıyorsunuz.
Marcus Aurelius'un kendine verdiği ünlü öğüdü hatırlayın: "İyi bir insan nasıl olmalı diye tartışarak daha fazla zaman kaybetmeyin. İyi bir insan olun."
Kapalı kapılar ardında, etrafta fotoğraf makineleri ya da telefonlar yokken, tek başımızayken nasıl davranıyoruz?
Kendi düşüncelerimizle baş başayken nasıl düşünüyoruz?