1942 yılında zümrüt taşlı bir kolye sayesinde, Nazilerce öldürülmekten kacarak bir duvara hapsolmuş kızın, Norvecte yaşayan bir Türk tarafından kızın hırsız kuzeninden alınan zümrüt kolye ile kurtulmasinin hikayesi..böyle yazınca karisik gelebilir..okuyunca keyif alınabilir.. Güzel bir kısa romandır...
Duvar ve AdamSercan Leylek · Bilgi Yayınevi · 2019101 okunma
Aşk kendinden başka hiçbir şeye yer bırakmaz aşık adamın hayatında.. İlk kez bir Tarık Tufan kitabı okudum..Anlatımını, akışını çok beğendim..Tekrar okumak için bir istek uyandı bende..
Geniş bir ailenin tarihini anlatan kitapları seviyorum. Burada yapılan hayat muhasebesi, herkese kendi hayatıyla da ilgili karanlikta kalmış konuları gün yüzüne çıkarıyor sanırım..
Her ne kadar yazarin 21 yaş ve ilk kitabı olsa da Deryadil ailesinin tüm hikayesini, bir akşam yemeğinde detaylı anlatımı son derece akıcı ve detaylı. Dört benzemez kardeşler, hayran olunan anne, türlü mağazaları olan yeni nesil...
Arada evin içindeki eşyalarin da konusturularak, ailenin tarihine ışık tutmaları güzel bir anlatım yolu olarak seçilmiş. En önemli eleştirim karakterlerin sınırları çok katı şekilde çizilmiş ve bu çizim esnasında bolca tekrar kullanılmış...Gerçekten hayatta bu kadar siyah beyaz net ayrım, hele de insan kişiliği söz konusu olunca, geçerli değil bence..
Okuduğuma memnun oldum..yazarin diğer kitapları için de kendime bir şans vermeyi istiyorum...
Türk polisiyesinin güzel örneklerinden biriydi. Her bölümün başka bir karakter tarafından anlatılan olaylarda oluşması, okuyucuya birleştirme imkanı veriyor. Tasvir azlığı karakter ve mekanları hayal etmede zorluk yaratıyordu bence. Sonu şaşırtmacalı mı? Belki şaşırma isteyene ama son anda yazarın katilin aşkı çıkması, inandırıcılıktan ödün verdi. Okuduğuma memnun oldum.
Cezayirden başlayan Fransaya uzanan hikaye 3 kuşağın hikayesini, yurtlarından savaş şartlarında kopan bir ailenin göçmen olarak gidip, asli unsur olarak yer edinmeye çalışmasını anlatıyor bu kitap.
Harki adında Cezayir'e isyana katılmayan bir aile, canlarını kurtarmak için Fransaya kapağı atıyor..Ama orada hayat daha da zorlaşıyor...Sonraki nesiller daha kolay adapte olsa da ilk göçmenlerin uyum çabası çok guzel anlatılmış.
Hayatta kalmayı değil, tam bir hayat talepleri dokunaklı. Ailelerinden aşırı farklı olan gelecek nesillerin durumu okurken tanıdık geliyor..
Kuşaklar üzerinden anlatılan geniş aile romanlarını okumayı severim..Bu kitap da bunun iyi bir örneği oldu..Farklı cografyalar ama ortak insani tepkiler...tavsiyemdir:)